Siirt ve Bitlis Emniyet Müdürlüğü'nün ortaklaşa düzenlediği operasyonda terör örgütü PKK'ya götürülmek üzere 200 kilogram amonyum nitrat ele geçirildi.
Operasyonda amonyum nitrat ile birlikte gıda ve diğer malzemeleri teröristlere götürmeye çalışan 2 kişi de gözaltına alındı. Zanlılar, sorgularının ardından Bitlis'e gönderildi.
Bu arada Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinin BDP'li Belediye Başkanı Yusuf Temel'in, Irak'ın kuzeyinden gelen ve KCK soruşturması kapsamında aranan Gülten Ataman'ı Hakkâri Çukurca'da gizlice belediye aracına aldığı öğrenildi. Van'a bir otele götürülen Ataman, güvenlik güçlerinin yaptığı baskın sonucunda gözaltına alındı.
(Kaynak: Zaman, 26.Kasım.2011)
26 Kasım 2011 Cumartesi
Talabani'den PKK açıklaması
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani "PKK'nın mutlaka silah bırakması gerektiğini" söyledi. PKK ile yaptıkları görüşmelerin büyük oranda başarıya ulaştığını kaydeden Talabani, PKK'nın iki şart öne sürdüğünü bildirdi.
Talabani, yöneltilen bir soru üzerine "dönemin silahlı mücadele dönemi olmadığını, PKK'nın mutlaka silah bırakması gerektiğini" söyledi. Talabani "Bu konuda PKK'yı ikna etmeye çalıştığını ancak PKK'nın silahı bırakma konusunda 2 şart öne sürdüğünü" kaydetti. Talabani bu şartlardan birinin genel af, diğerinin ise yeni anayasada "Türkiye birçok ırktan oluşur" ifadesine yer verilmesi olduğunu belirtti. Talabani, "PKK'yı ikna etme konusunda başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarım başarılı olmuş sayılırız" dedi.
(Kaynak: TGRT Haber, 26.Kasım.2011)
Talabani, yöneltilen bir soru üzerine "dönemin silahlı mücadele dönemi olmadığını, PKK'nın mutlaka silah bırakması gerektiğini" söyledi. Talabani "Bu konuda PKK'yı ikna etmeye çalıştığını ancak PKK'nın silahı bırakma konusunda 2 şart öne sürdüğünü" kaydetti. Talabani bu şartlardan birinin genel af, diğerinin ise yeni anayasada "Türkiye birçok ırktan oluşur" ifadesine yer verilmesi olduğunu belirtti. Talabani, "PKK'yı ikna etme konusunda başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarım başarılı olmuş sayılırız" dedi.
(Kaynak: TGRT Haber, 26.Kasım.2011)
Irak'taki saldırılarda ölü sayısı 15'e çıktı
Irak'ta düzenlenen bombalı saldırılarda ölenlerin sayısı 15'e çıktı.
Güvenlik ve hastane kaynakları, başkent Bağdat ve Ebu Garib kasabasında düzenlenen saldırılarda 15 kişinin öldüğünü, 18 kişinin yaralandığı belirtti.
Saldırıların Ebu Garib'i başkent Bağdat yakınındaki Felluce kentine bağlayan yol ile, Bağdat'ın merkezindeki bir mahallede düzenlediği bildirildi.
Daha önce yapılan açıklamada, saldırılarda 10 kişinin öldüğü belirtilmişti.
İlk bombanın sabah Bağdat'ın batısındaki Ebu Garib kasabasının yakınındaki Sünni köyü El Zidan'da, günlük inşaat işçilerinin olduğu bölgede infilak ettiği, ikinci patlamanın birkaç saat sonra Bağdat'ın merkezinde CD ve üniforma satan dükkan ile büfelerin yakınında meydana geldiği açıklanmıştı.
(Kaynak: Zaman, 26.Kasım.2011)
Güvenlik ve hastane kaynakları, başkent Bağdat ve Ebu Garib kasabasında düzenlenen saldırılarda 15 kişinin öldüğünü, 18 kişinin yaralandığı belirtti.
Saldırıların Ebu Garib'i başkent Bağdat yakınındaki Felluce kentine bağlayan yol ile, Bağdat'ın merkezindeki bir mahallede düzenlediği bildirildi.
Daha önce yapılan açıklamada, saldırılarda 10 kişinin öldüğü belirtilmişti.
İlk bombanın sabah Bağdat'ın batısındaki Ebu Garib kasabasının yakınındaki Sünni köyü El Zidan'da, günlük inşaat işçilerinin olduğu bölgede infilak ettiği, ikinci patlamanın birkaç saat sonra Bağdat'ın merkezinde CD ve üniforma satan dükkan ile büfelerin yakınında meydana geldiği açıklanmıştı.
(Kaynak: Zaman, 26.Kasım.2011)
Irak'tan itiraz etti: Suriye'ye ekonomik yaptırım mümkün değil
Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Suriye'ye ekonomik yaptırımın "mümkün olmadığını" söyledi.
Zebari düzenlediği basın toplantısında, Irak'ın, Arap Birliği'nin Suriye'ye ekonomik yaptırım uygulanması yönündeki karar tasarısına karşı olduğunu belirtti.
"Irak açısından Suriye'ye yaptırımın mümkün olmadığını" ifade eden Zebari, Lübnan ve Ürdün'ün de Suriye ile önemli ekonomik ilişkileri nedeniyle yaptırıma karşı olduğunu vurguladı.
Zebari ayrıca, Suriye'de yaşayan Iraklıların sayısı ve iki ülke arasındaki yakın ekonomik ilişkilerin göz önüne alındığını belirtti.
(Kaynak: Zaman, 26.Kasım.2011)
Zebari düzenlediği basın toplantısında, Irak'ın, Arap Birliği'nin Suriye'ye ekonomik yaptırım uygulanması yönündeki karar tasarısına karşı olduğunu belirtti.
"Irak açısından Suriye'ye yaptırımın mümkün olmadığını" ifade eden Zebari, Lübnan ve Ürdün'ün de Suriye ile önemli ekonomik ilişkileri nedeniyle yaptırıma karşı olduğunu vurguladı.
Zebari ayrıca, Suriye'de yaşayan Iraklıların sayısı ve iki ülke arasındaki yakın ekonomik ilişkilerin göz önüne alındığını belirtti.
(Kaynak: Zaman, 26.Kasım.2011)
Türkmeneli TV tez ile onaylandı
Türkmeneli Televizyonu, dünyanın en saygın fakültelerinden olan Bağdat Üniversitesi iletişim fakültesi tarafından belgelendi.
Bağdat Üniversitesi, Enformasyon Fakültesi’nden bir öğrenci mastır Tezi için ülkede uydu üzerinden yayın yapan dört Televizyon kanalı üzerinde bir tez hazırladı. Yüksek Lisans öğrencisi Leyla Ali Cuma'nın ''Kerkük sorununa medya çözümü'' başlığı altındaki tezinde Kerkük’te en büyük Televizyon ve uydu kanalı olan Türkmeneli Televizyonu tarafından sunulan ve diğer kanallara göre ayrıcalığı bulunan siyasi programları esas aldı.
''Irak'ın Aydınlık Yüzü'' yüksek lisan öğrencilerin gözdesi haline geldi.
Türkmeneli Televizyonu, dünyanın en saygın fakültelerinden olan Bağdat Üniversitesi iletişim fakültesi tarafından belgelendi.
Türkmeneli Televizyonu başarılarıyla bir kez daha gündemde. Bağdat Üniversitesi, iletşim Fakültesi’nden bir öğrenci mastır Tezi için ülkede uydu üzerinden yayın yapan dört Televizyon kanalı üzerinde bir tez hazırladı. Yüksek Lisans öğrencisi Leyla Ali Cuma'nın ''Kerkük sorununa medya çözümü'' başlığı altındaki tezinde Kerkük’te en büyük Televizyon ve uydu kanalı olan Türkmeneli Televizyonu tarafından sunulan ve diğer kanallara göre ayrıcalığı bulunan siyasi programları esas aldı.
Leyla Ali Cuma tezinin 89'uncu sayfasında Türkmeneli Televizyon'un başarı ve hedeflerine ışık tuttu.
Tezin ikinci bölümünün 5'inci kısmında Türkmeneli Televizyonun içerik ve Kerkük sorununun çözümünde medyanın rolü, anlayışı ile ''sıcak hat'' adlı siyasi programda anayasada zaman aşımına uğrayan 140.maddenin artık anayasal geçerliliğini kaybettiğinin altını çizdiğini yazdı.
Hazırlanan mastır tezinin 198'inci ''sıcak hat'' programında mülakat yapılan yetkililerle Kerkük sorununa çözüm arandığını bildiren Yüksek Lisnas Öğrencisi, programda Kerkük'ün idari sınırlarının yeninden çizilmesinin gündeme getirildiğini bildirdi.
Tezin 200'inci sayfasında Türkmeneli Televizyonu tarafından sunulan ''sıcak hat'' programında Kerkük sorununun anayasada zaman aşımına uğrayan 140. madde ile değil bunun Kerkük'teki 4 etnik grup arasında varılması gereken bir uzlaşı sonucu çözüleceğinin kaçınılmaz olduğu üzerinde durulduğu yazıldı.
Adı geçen programda Kerkük'ün bir Irak şehri olduğuna vurgu yapıldığı ve Türkmeneli Televizyonun her zaman için yayınlarında Kerkük'teki tüm grupların haklarına saygı gösterilmesi ve idarenin şehirdeki milletler arasında adil bir şekilde paylaşılmasının gerekliliğine vurgu yapıldığını gündeme getirdi.
Tezin 202'inci sayfasında ''sıcak hat'' programında sürekli Kerkük'ün içişlerine dış müdahalelerin yapılmaması gerektiğine vurgu yapıldığını bildiren Leyla Ali Cuma, Kerkük'ün geleceğine Iraklıların karar vermesi gereken bir konu olduğunu hatırlattı.
Türkmeneli Televizyonu genel müdürü Yalman Haceroğlu'nun Uluslararası Kriz Grubunun Ortadoğu şefi Cost Heltirman ile yaptığı mülakata değinen Leyla Cuma, yapılan söyleşide Heltirman'ın o zaman Birleşmiş Milletler'e bir çağrıda bulunarak Kerkük e anlaşmazıklı bölgelerin çözümüne katkıda bulunmalarını istediğini yazdı.
Tezin Türkmeneli Televizyonun Kerkük sorununa medyada çözüm forlümü çalışmaları kapmsaında diğer kanallara göre ayrıcalık elde ettiğini belirtten Leyla Cuma, programlara Uluslararası Keriz Grubu yetkilileri, Arap Birliği'nin Irak eski temsilcisi Hani Hallaf ve diğer yetkillierin konuk edildiğine işaret etti.
Leyla Cuma tezinde 1949 Kerkük'ün idari haritası ve Türkmenlerin bulunduğu yerlerin çoğrafi bakımından anlatılmasıyla Türkmeneli bölgeleri Bağdat üniversitesi iletişim fakültesi tarafından belgelendi.
(Kaynak: Türkmeneli TV, 26 Kasım 2011)
Bağdat Üniversitesi, Enformasyon Fakültesi’nden bir öğrenci mastır Tezi için ülkede uydu üzerinden yayın yapan dört Televizyon kanalı üzerinde bir tez hazırladı. Yüksek Lisans öğrencisi Leyla Ali Cuma'nın ''Kerkük sorununa medya çözümü'' başlığı altındaki tezinde Kerkük’te en büyük Televizyon ve uydu kanalı olan Türkmeneli Televizyonu tarafından sunulan ve diğer kanallara göre ayrıcalığı bulunan siyasi programları esas aldı.
''Irak'ın Aydınlık Yüzü'' yüksek lisan öğrencilerin gözdesi haline geldi.
Türkmeneli Televizyonu, dünyanın en saygın fakültelerinden olan Bağdat Üniversitesi iletişim fakültesi tarafından belgelendi.
Türkmeneli Televizyonu başarılarıyla bir kez daha gündemde. Bağdat Üniversitesi, iletşim Fakültesi’nden bir öğrenci mastır Tezi için ülkede uydu üzerinden yayın yapan dört Televizyon kanalı üzerinde bir tez hazırladı. Yüksek Lisans öğrencisi Leyla Ali Cuma'nın ''Kerkük sorununa medya çözümü'' başlığı altındaki tezinde Kerkük’te en büyük Televizyon ve uydu kanalı olan Türkmeneli Televizyonu tarafından sunulan ve diğer kanallara göre ayrıcalığı bulunan siyasi programları esas aldı.
Leyla Ali Cuma tezinin 89'uncu sayfasında Türkmeneli Televizyon'un başarı ve hedeflerine ışık tuttu.
Tezin ikinci bölümünün 5'inci kısmında Türkmeneli Televizyonun içerik ve Kerkük sorununun çözümünde medyanın rolü, anlayışı ile ''sıcak hat'' adlı siyasi programda anayasada zaman aşımına uğrayan 140.maddenin artık anayasal geçerliliğini kaybettiğinin altını çizdiğini yazdı.
Hazırlanan mastır tezinin 198'inci ''sıcak hat'' programında mülakat yapılan yetkililerle Kerkük sorununa çözüm arandığını bildiren Yüksek Lisnas Öğrencisi, programda Kerkük'ün idari sınırlarının yeninden çizilmesinin gündeme getirildiğini bildirdi.
Tezin 200'inci sayfasında Türkmeneli Televizyonu tarafından sunulan ''sıcak hat'' programında Kerkük sorununun anayasada zaman aşımına uğrayan 140. madde ile değil bunun Kerkük'teki 4 etnik grup arasında varılması gereken bir uzlaşı sonucu çözüleceğinin kaçınılmaz olduğu üzerinde durulduğu yazıldı.
Adı geçen programda Kerkük'ün bir Irak şehri olduğuna vurgu yapıldığı ve Türkmeneli Televizyonun her zaman için yayınlarında Kerkük'teki tüm grupların haklarına saygı gösterilmesi ve idarenin şehirdeki milletler arasında adil bir şekilde paylaşılmasının gerekliliğine vurgu yapıldığını gündeme getirdi.
Tezin 202'inci sayfasında ''sıcak hat'' programında sürekli Kerkük'ün içişlerine dış müdahalelerin yapılmaması gerektiğine vurgu yapıldığını bildiren Leyla Ali Cuma, Kerkük'ün geleceğine Iraklıların karar vermesi gereken bir konu olduğunu hatırlattı.
Türkmeneli Televizyonu genel müdürü Yalman Haceroğlu'nun Uluslararası Kriz Grubunun Ortadoğu şefi Cost Heltirman ile yaptığı mülakata değinen Leyla Cuma, yapılan söyleşide Heltirman'ın o zaman Birleşmiş Milletler'e bir çağrıda bulunarak Kerkük e anlaşmazıklı bölgelerin çözümüne katkıda bulunmalarını istediğini yazdı.
Tezin Türkmeneli Televizyonun Kerkük sorununa medyada çözüm forlümü çalışmaları kapmsaında diğer kanallara göre ayrıcalık elde ettiğini belirtten Leyla Cuma, programlara Uluslararası Keriz Grubu yetkilileri, Arap Birliği'nin Irak eski temsilcisi Hani Hallaf ve diğer yetkillierin konuk edildiğine işaret etti.
Leyla Cuma tezinde 1949 Kerkük'ün idari haritası ve Türkmenlerin bulunduğu yerlerin çoğrafi bakımından anlatılmasıyla Türkmeneli bölgeleri Bağdat üniversitesi iletişim fakültesi tarafından belgelendi.
(Kaynak: Türkmeneli TV, 26 Kasım 2011)
Xuzai; “Irak’taki silahlı grupların %90’ı eylemlerini durdurdu”
Irak Başbakanının Ulusal Uzlaşı Danışmanı Amir Xuzaî yaptığı açıklamada Irak’taki silahlı grupların %90’ının eylemlerini durdurarak, ulusal uzlaşı sürecine dahil olduklarını kaydetti.
Irak Başbakanının Ulusal Uzlaşı Danışmanı Amir Xuzaî bugün yaptığı açıklamada, Irak’taki silahlı grupların %90’nın silah bırakarak ulusal uzlaşı sürecine dahil olduklarını belirterek, kalan grupların ise Irak’taki ABD askeri gücünün bu yılın sonunda tamamen çekilmesinin ardından sürece dahil olacaklarını kaydetti.
Xuzaî, Irak hükümetinin yaptığı güvenlik anlaşmasına göre ülkedeki tüm yabancı ülke askerlerini çıkarma yetkisine sahip olduğuna dikkat çekerek, artık Irak’ta bulunmaları için hiçbir bahanenin olmadığını çünkü silahlı eylem gerçekleştirecek kişilerin yasalar çerçevesinde cezalandırılacaklarını ifade etti.
Belirtmekte yarar var; Irak’ta 50’den fazla silahlı grup bulunuyor. Bu gruplardan bir bölümü El Qaide’nin, bir bölümü eski Irak ordusu mensuplarından ve Baasçılar ve Irak’ın güneyindeki bazı gruplar ise İran’ın kontrolünde bulunuyor.
(Kaynak: Denge Azad, 26 Kasım 2011)
Irak Başbakanının Ulusal Uzlaşı Danışmanı Amir Xuzaî bugün yaptığı açıklamada, Irak’taki silahlı grupların %90’nın silah bırakarak ulusal uzlaşı sürecine dahil olduklarını belirterek, kalan grupların ise Irak’taki ABD askeri gücünün bu yılın sonunda tamamen çekilmesinin ardından sürece dahil olacaklarını kaydetti.
Xuzaî, Irak hükümetinin yaptığı güvenlik anlaşmasına göre ülkedeki tüm yabancı ülke askerlerini çıkarma yetkisine sahip olduğuna dikkat çekerek, artık Irak’ta bulunmaları için hiçbir bahanenin olmadığını çünkü silahlı eylem gerçekleştirecek kişilerin yasalar çerçevesinde cezalandırılacaklarını ifade etti.
Belirtmekte yarar var; Irak’ta 50’den fazla silahlı grup bulunuyor. Bu gruplardan bir bölümü El Qaide’nin, bir bölümü eski Irak ordusu mensuplarından ve Baasçılar ve Irak’ın güneyindeki bazı gruplar ise İran’ın kontrolünde bulunuyor.
(Kaynak: Denge Azad, 26 Kasım 2011)
Husên; “Barzani uzun süreli bir ateşkes için çaba harcıyor”
Kürdistan Başkanlık Divanı Başkanı Dr. Fuad Husên yaptığı açıklamada Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye ile PKK arasında uzun süreli bir ateşkes sağlanması için çaba harcadığını ifade etti.
Kürdistan Başkanlık Divanı Başkanı Dr. Fuad Husên Rûdaw sitesine, Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye’ye yaptığı ziyaretin içeriği ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Hürriyet gazetesi adının açıklanmasını istemeyen siyasi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye’ye yaptığı ziyarette Türkiye’li yetkililerin Barzani’nin önüne içinde Peşmerge güçlerinin PKK gerillaları ile savaşması ve PKK gerillalarının Kürdistan Bölgesi tarafından yakalanıp Türkiye’ye iade edilmesi gibi Türkiye’nin Kürdistan Bölgesinden taleplerinin bulunduğu kırmızı bir dosya bıraktıkları iddia edilmişti.
Kırmızı Dosya Barzani’nin işi değil
Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye ve Belçika’ya yaptığı ziyaretlere katılan Kürdistan Başkanlık Divanı Başkanı Dr. Fuad Masûm konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, Barzani’nin kırmızı dosya gibi işler yapmayacağını ve yapmadığını kaydetti.
Barzani’den Türkiye’ye 5 öneri
Dr. Fuad Husên, Barzani’nin Türkiyeli yetkililer ile olan görüşmelerinde Kürt sorununun siyasi çözümünden bahsettiğini belirterek, bu konu ile ilgili Türkiyeli yetkililere 5 maddelik görüşlerini sunduğunu ifade etti.
Husên, Barzani’nin görüşmelerde; “1-Askeri yöntem çözüm getirmez. 2-Ne askeri çözüme inanıyoruz ne de bu yola dahil oluruz. 3-Bu sorun barışçıl ve diyalog yöntemi ile çözülmesi gerekiyor. 4-Kürdistan Bölgesi hiçbir şekilde komşu ülkelere karşı silah kullanan grupları desteklemez. 5-Silahlı yönteme inanmıyoruz ve bu yolla sonuç alınmaz” dedi.
Barzani üçüncü yolun izlenmesinden yana
Mesud Barzani’nin Türkiyeli yetkililer ile olan görüşmesinde PKK sorununun nasıl çözüleceğine dair Türkiye’deki bazı kişilerin askeri yöntemlerle çözümünde ısrarcı olmaları, askeri, güvenlik ve siyasi yöntemlerin birlikte kullanılması ve siyasi yöntemin kullanılmasını içeren üç yöntem üzerinde durulduğu kaydedilmişti.
Mesud Barzani’nin Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile olan görüşmelerine de katılan Dr. Fuad Husên konu ile ilgili olarak; “Kürdistan Bölge Başkanı üçüncü yöntemin izlenmesinden yana. Barzani görüşmelerinde siyasi yöntemin esas alınarak güvenlik sorununun çözüleceğini belirtti. Başkan Barzani’nin Türkiye’de barış mesajında bulundu ve yaptığı konuşmada açıkça uzun süreli bir ateşkesin sağlanması için silahlı çatışmaların durdurulmasını gerektiğini belirtti. Eğer uzun süreli bir ateşkes sağlanırsa, Türkiye’de askeri yöntem ile çözüm isteyenlerin de eli zayıflar, ayrıca bu durum konunun temelini oluşturan siyasi çözümünde önünü açar” dedi.
Kürdistan Bölgesinde Devrim mantalitesi değil, devlet mantalitesi iktidarda
Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, 4 Kasım günü Türkiye Başbakanı ile yapacağı görüşmeden önce “her şekilde PKK’ye karşı güç kullanmaya karşıyım ve PKK’nin de savaşın Türkiye’deki Kürt davasına yarar sağlamadığını anlaması gerektiğini ifade etmişti.
Dr. Fuad Husên, Kürdistan Bölgesinin tutumunun net olduğunu belirterek, savaşa karşı olduklarını, savaş ve çatışmaların Kürt sorununu sonuca götürmeyeceğini ve savaşın hem Kürdistan Bölgesi hem de Türkiye Kürtleri’nin çıkarına olmadığının altını çizdi. Husên, Kürdistan Bölgesi’nin 1991’den önceki Kürdistani partilerin yürüttüğü devrimci mücadele durumundan farklı olduğunu belirterek; “Biz şu anda devrimci durumunda değiliz, biz devlet de değiliz, ancak devlet olmamamıza rağmen devlet gibi hareket ediyoruz. Eğer böyle bir durumdaysanız, uluslar arası yasalara da uymak zorundasınız. Her Kürt Kürdistan Bölgesi ile ilgili bu hesabı yapmalı. Bu yüzden devlet mantalitesi yerine devrim mantalitesi ile hareket edemeyiz, realist olan budur.” Diye konuştu.
Önemli olan sürecin başlaması
Husên, Barzani’nin çabaları ile ilgili olarak; “Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, Türkiye ile PKK arasında uzun süreli bir ateşkes sağlanması için çaba harcıyor. Uzun süreliden kasıt iki ya da üç aylık bir ateşkes değil, önü açık uzun süreli bir ateşkestir. Başkan Barzani’nin Türkiyeli yetkililer ile yaptığı görüşmelerde Kürt halkının çıkarlarına karşı hiçbir söz söylemedi ve zaten Kürt halkının çıkarına karşı hiçbir şekilde konuşmaz. Her yerde Kürt halkının haklarından bahsetti ve bunu savundu. Kürdistan Bölge Başkanı sürecin başlamasından yana. Süreç içinde aksamalar olabilir ancak önemli olan sürecin başlamasıdır. Biz Kürdüz ve Türkiye’de de Kürtler var. Ancak unutmamamız gerekir ki bu Türkiye’nin iç meselesidir ve sonuç olarak Türkiye’deki Kürt ve Türk siyasi güçlerin anlaşması gerekiyor. Başkan Barzani, Türkiye Kürtlerinden habersiz Türkiye hükümeti ile görüşmeler yapmıyor, ancak Başkan sürecin başlamasını amaçlıyor ve süreç başladığında çözümün bir bölümünü oluşturacak” dedi.
Bazı kaynaklardan alınan ancak doğrulanmayan bilgilere göre Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin başlattığı insiyatifin Türkiye ordusu ve PKK arasındaki savaşın son bulması için üç önemli noktayı içerdiğini, bunların da; 1-Türkiye’deki PKK gerillalarının Qandil’e çekilmeleri, 2-PKK ile Qandil ve Avrupa’da görüşme, 3-PKK Gerillalarının Kürdistan Bölgesindeki bir kampta toplanması.
Barzani ne mesaj taşıyıcısıdır ne de herhangi birinin mesajını taşır
Dr. Fuad Husên doğrulanmayan bu bilgileri ne doğrulayıp ne de reddederek; “Biz her şeyi gazete sayfalarına taşıyamayız. Her yerde ve her zaman sorunun çözümü konusundan bahsettik ki bu da siyasi süreç yöntemidir. Daha Türkiye’ye ziyaret öncesinde Türkiye’nin bazı medya kuruluşları Barzani’nin PKK’nin mesajını getireceğini yazdılar. Başkan Barzani sadece kendi mesajını taşıdı. Başkan ne mesaj taşıyıcısıdır ne de kimsenin mesajını taşır” dedi.
(Kaynak: Denge Azad, 26 Kasım 2011)
Kürdistan Başkanlık Divanı Başkanı Dr. Fuad Husên Rûdaw sitesine, Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye’ye yaptığı ziyaretin içeriği ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Hürriyet gazetesi adının açıklanmasını istemeyen siyasi bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye’ye yaptığı ziyarette Türkiye’li yetkililerin Barzani’nin önüne içinde Peşmerge güçlerinin PKK gerillaları ile savaşması ve PKK gerillalarının Kürdistan Bölgesi tarafından yakalanıp Türkiye’ye iade edilmesi gibi Türkiye’nin Kürdistan Bölgesinden taleplerinin bulunduğu kırmızı bir dosya bıraktıkları iddia edilmişti.
Kırmızı Dosya Barzani’nin işi değil
Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin Türkiye ve Belçika’ya yaptığı ziyaretlere katılan Kürdistan Başkanlık Divanı Başkanı Dr. Fuad Masûm konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, Barzani’nin kırmızı dosya gibi işler yapmayacağını ve yapmadığını kaydetti.
Barzani’den Türkiye’ye 5 öneri
Dr. Fuad Husên, Barzani’nin Türkiyeli yetkililer ile olan görüşmelerinde Kürt sorununun siyasi çözümünden bahsettiğini belirterek, bu konu ile ilgili Türkiyeli yetkililere 5 maddelik görüşlerini sunduğunu ifade etti.
Husên, Barzani’nin görüşmelerde; “1-Askeri yöntem çözüm getirmez. 2-Ne askeri çözüme inanıyoruz ne de bu yola dahil oluruz. 3-Bu sorun barışçıl ve diyalog yöntemi ile çözülmesi gerekiyor. 4-Kürdistan Bölgesi hiçbir şekilde komşu ülkelere karşı silah kullanan grupları desteklemez. 5-Silahlı yönteme inanmıyoruz ve bu yolla sonuç alınmaz” dedi.
Barzani üçüncü yolun izlenmesinden yana
Mesud Barzani’nin Türkiyeli yetkililer ile olan görüşmesinde PKK sorununun nasıl çözüleceğine dair Türkiye’deki bazı kişilerin askeri yöntemlerle çözümünde ısrarcı olmaları, askeri, güvenlik ve siyasi yöntemlerin birlikte kullanılması ve siyasi yöntemin kullanılmasını içeren üç yöntem üzerinde durulduğu kaydedilmişti.
Mesud Barzani’nin Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile olan görüşmelerine de katılan Dr. Fuad Husên konu ile ilgili olarak; “Kürdistan Bölge Başkanı üçüncü yöntemin izlenmesinden yana. Barzani görüşmelerinde siyasi yöntemin esas alınarak güvenlik sorununun çözüleceğini belirtti. Başkan Barzani’nin Türkiye’de barış mesajında bulundu ve yaptığı konuşmada açıkça uzun süreli bir ateşkesin sağlanması için silahlı çatışmaların durdurulmasını gerektiğini belirtti. Eğer uzun süreli bir ateşkes sağlanırsa, Türkiye’de askeri yöntem ile çözüm isteyenlerin de eli zayıflar, ayrıca bu durum konunun temelini oluşturan siyasi çözümünde önünü açar” dedi.
Kürdistan Bölgesinde Devrim mantalitesi değil, devlet mantalitesi iktidarda
Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, 4 Kasım günü Türkiye Başbakanı ile yapacağı görüşmeden önce “her şekilde PKK’ye karşı güç kullanmaya karşıyım ve PKK’nin de savaşın Türkiye’deki Kürt davasına yarar sağlamadığını anlaması gerektiğini ifade etmişti.
Dr. Fuad Husên, Kürdistan Bölgesinin tutumunun net olduğunu belirterek, savaşa karşı olduklarını, savaş ve çatışmaların Kürt sorununu sonuca götürmeyeceğini ve savaşın hem Kürdistan Bölgesi hem de Türkiye Kürtleri’nin çıkarına olmadığının altını çizdi. Husên, Kürdistan Bölgesi’nin 1991’den önceki Kürdistani partilerin yürüttüğü devrimci mücadele durumundan farklı olduğunu belirterek; “Biz şu anda devrimci durumunda değiliz, biz devlet de değiliz, ancak devlet olmamamıza rağmen devlet gibi hareket ediyoruz. Eğer böyle bir durumdaysanız, uluslar arası yasalara da uymak zorundasınız. Her Kürt Kürdistan Bölgesi ile ilgili bu hesabı yapmalı. Bu yüzden devlet mantalitesi yerine devrim mantalitesi ile hareket edemeyiz, realist olan budur.” Diye konuştu.
Önemli olan sürecin başlaması
Husên, Barzani’nin çabaları ile ilgili olarak; “Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, Türkiye ile PKK arasında uzun süreli bir ateşkes sağlanması için çaba harcıyor. Uzun süreliden kasıt iki ya da üç aylık bir ateşkes değil, önü açık uzun süreli bir ateşkestir. Başkan Barzani’nin Türkiyeli yetkililer ile yaptığı görüşmelerde Kürt halkının çıkarlarına karşı hiçbir söz söylemedi ve zaten Kürt halkının çıkarına karşı hiçbir şekilde konuşmaz. Her yerde Kürt halkının haklarından bahsetti ve bunu savundu. Kürdistan Bölge Başkanı sürecin başlamasından yana. Süreç içinde aksamalar olabilir ancak önemli olan sürecin başlamasıdır. Biz Kürdüz ve Türkiye’de de Kürtler var. Ancak unutmamamız gerekir ki bu Türkiye’nin iç meselesidir ve sonuç olarak Türkiye’deki Kürt ve Türk siyasi güçlerin anlaşması gerekiyor. Başkan Barzani, Türkiye Kürtlerinden habersiz Türkiye hükümeti ile görüşmeler yapmıyor, ancak Başkan sürecin başlamasını amaçlıyor ve süreç başladığında çözümün bir bölümünü oluşturacak” dedi.
Bazı kaynaklardan alınan ancak doğrulanmayan bilgilere göre Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani’nin başlattığı insiyatifin Türkiye ordusu ve PKK arasındaki savaşın son bulması için üç önemli noktayı içerdiğini, bunların da; 1-Türkiye’deki PKK gerillalarının Qandil’e çekilmeleri, 2-PKK ile Qandil ve Avrupa’da görüşme, 3-PKK Gerillalarının Kürdistan Bölgesindeki bir kampta toplanması.
Barzani ne mesaj taşıyıcısıdır ne de herhangi birinin mesajını taşır
Dr. Fuad Husên doğrulanmayan bu bilgileri ne doğrulayıp ne de reddederek; “Biz her şeyi gazete sayfalarına taşıyamayız. Her yerde ve her zaman sorunun çözümü konusundan bahsettik ki bu da siyasi süreç yöntemidir. Daha Türkiye’ye ziyaret öncesinde Türkiye’nin bazı medya kuruluşları Barzani’nin PKK’nin mesajını getireceğini yazdılar. Başkan Barzani sadece kendi mesajını taşıdı. Başkan ne mesaj taşıyıcısıdır ne de kimsenin mesajını taşır” dedi.
(Kaynak: Denge Azad, 26 Kasım 2011)
Bağdat'ta saldırı: 7 Ölü
Bağdat'ta düzenlenen saldırıda 7 kişinin öldüğü bildirildi.
Irak'ın başkenti Bağdat'ın batısında düzenlenen bombalı saldırılarda 7 kişi öldü.
Polis, bombaların, Ebu Garib'in batısındaki Sünni köyü El Zeydan'da günlük inşaat işçilerinin toplandığı bölgeye yerleştirildiğini belirtti.
Bombaların birkaç dakika arayla patladığı, saldırılarda 11 işçinin de yaralandığı kaydedildi.
(Kaynak: Dünya Bülteni, 26 Kasım 2011)
Irak'ın başkenti Bağdat'ın batısında düzenlenen bombalı saldırılarda 7 kişi öldü.
Polis, bombaların, Ebu Garib'in batısındaki Sünni köyü El Zeydan'da günlük inşaat işçilerinin toplandığı bölgeye yerleştirildiğini belirtti.
Bombaların birkaç dakika arayla patladığı, saldırılarda 11 işçinin de yaralandığı kaydedildi.
(Kaynak: Dünya Bülteni, 26 Kasım 2011)
PKK'nın şartlarını Talabani açıkladı
Irak Lideri talabani, PK'nın silah bırakmak için Türkiye'nin genel af çıkarmasını istediğini söyledi
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, PKK'nın silah bırakmasıyla ilgili olarak, "dönemin silahlı mücadele dönemi olmadığını, PKK'nın mutlaka silah bırakması gerektiğini" söyledi.
Irak'ın yarı resmi kanalı olan El Irakiye televizyonuna yaptığı açıklamada "Bu konuda PKK'yı ikna etmeye çalıştığını ve PKK'nın silahı bırakma konusunda 2 şart öne sürdüğünü" dile getiren Talabani, şöyle konuştu:
"PKK, silah bırakma konusundaki girişimimden memnun olduğunu ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın silah bırakması konusundaki çağrısını yerine getirme konusunda bir endişelerinin bulunduğunu dile getirdi. Bana aynen şu söylendi, 'Silahı bırakıp dağdan şehre inmemiz isteniyor. Gideceğimiz yer neresi- Ev mi, yoksa hapis mi- Birinci şartımız genel af ilan edilsin. Hazırlanacak yeni anayasada 'Türkiye'nin hepsi Türk değildir. Türkiye birçok ırktan oluşur' ifadesine yer verilsin'.
PKK'yı ikna etme konusunda başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarım başarılı olmuş sayılırız. Bu konuda kardeşim Mesut Barzani ve Berham Salih Türk tarafıyla iyi çalışma yürütüyor."
(Kaynak: Dünya Bülteni, 26 Kasım 2011)
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, PKK'nın silah bırakmasıyla ilgili olarak, "dönemin silahlı mücadele dönemi olmadığını, PKK'nın mutlaka silah bırakması gerektiğini" söyledi.
Irak'ın yarı resmi kanalı olan El Irakiye televizyonuna yaptığı açıklamada "Bu konuda PKK'yı ikna etmeye çalıştığını ve PKK'nın silahı bırakma konusunda 2 şart öne sürdüğünü" dile getiren Talabani, şöyle konuştu:
"PKK, silah bırakma konusundaki girişimimden memnun olduğunu ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın silah bırakması konusundaki çağrısını yerine getirme konusunda bir endişelerinin bulunduğunu dile getirdi. Bana aynen şu söylendi, 'Silahı bırakıp dağdan şehre inmemiz isteniyor. Gideceğimiz yer neresi- Ev mi, yoksa hapis mi- Birinci şartımız genel af ilan edilsin. Hazırlanacak yeni anayasada 'Türkiye'nin hepsi Türk değildir. Türkiye birçok ırktan oluşur' ifadesine yer verilsin'.
PKK'yı ikna etme konusunda başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarım başarılı olmuş sayılırız. Bu konuda kardeşim Mesut Barzani ve Berham Salih Türk tarafıyla iyi çalışma yürütüyor."
(Kaynak: Dünya Bülteni, 26 Kasım 2011)
Bağdat'taki saldırılarda en az 15 kişi öldü
Iraklı yetkililer başkent Bağdat'ın içi ve çevresinde düzenlenen bombalı saldırılarda en az 15 kişinin öldüğünü, 20'yi aşkın kişinin de yaralandığını açıkladı.
Bağdat'ın merkezindeki alışveriş merkezlerinden Bab el Şarki mahallesinde meydana gelen 3 patlamada 8 kişi öldü.
Bağdat'ı Felluce kentine bağlayan yolda da inşaat işçilerini taşıyan kamyon iki patlamanın hedefi oldu.
Irak'ta şiddet olayları geçmişe nazaran azaldı ancak militan grupların saldırıları sürüyor.
Dün de Irak'ın güneyinde Basra kentinde meydana gelen bombalı saldırılar az 10 kişinin ölümüne yol açmıştı.
Bir pazar yerinde patlayan üç bomba yaklaşık 40 kişinin de yaralanmasına neden oldu.
Yol kenarına yerleştirilen bir bombanın ve bir motorsiklete konan patlayıcıların aynı anda infilak etmesi ardından, üçüncü bir bombanın daha aynı yerde patlatıldığı bildiriliyor.
Ölü ve yaralıların çoğu, iki patlamadan sonra olay mahalinde toplanan ve üçüncü bombaya maruz kalan insan güruhu arasında yer alıyor.
Görgü tanıkları, bombaların patladığı yerin yakınlarında bulunan dükkanların yerle bir olduğunu, arabaların alev aldığını anlattı.
ABD, Irak'ın işgali üzerinden dokuz yıl geçtikten sonra geriye kalan yaklaşık 18 bin askerini yıl sonuna kadar geri çekmiş olacağını açıkladı.
Fakat Irak ordusu ve polisinin kontrolü devralmaya hazır olup olmadığı konusunda şüpheler var.
(Kaynak: BBC, 26.Kasım.2011)
Bağdat'ın merkezindeki alışveriş merkezlerinden Bab el Şarki mahallesinde meydana gelen 3 patlamada 8 kişi öldü.
Bağdat'ı Felluce kentine bağlayan yolda da inşaat işçilerini taşıyan kamyon iki patlamanın hedefi oldu.
Irak'ta şiddet olayları geçmişe nazaran azaldı ancak militan grupların saldırıları sürüyor.
Dün de Irak'ın güneyinde Basra kentinde meydana gelen bombalı saldırılar az 10 kişinin ölümüne yol açmıştı.
Bir pazar yerinde patlayan üç bomba yaklaşık 40 kişinin de yaralanmasına neden oldu.
Yol kenarına yerleştirilen bir bombanın ve bir motorsiklete konan patlayıcıların aynı anda infilak etmesi ardından, üçüncü bir bombanın daha aynı yerde patlatıldığı bildiriliyor.
Ölü ve yaralıların çoğu, iki patlamadan sonra olay mahalinde toplanan ve üçüncü bombaya maruz kalan insan güruhu arasında yer alıyor.
Görgü tanıkları, bombaların patladığı yerin yakınlarında bulunan dükkanların yerle bir olduğunu, arabaların alev aldığını anlattı.
ABD, Irak'ın işgali üzerinden dokuz yıl geçtikten sonra geriye kalan yaklaşık 18 bin askerini yıl sonuna kadar geri çekmiş olacağını açıkladı.
Fakat Irak ordusu ve polisinin kontrolü devralmaya hazır olup olmadığı konusunda şüpheler var.
(Kaynak: BBC, 26.Kasım.2011)
Salah Nevres
1941 yılında Kerkük ün Musalla Mahallasi nde doğdu. İlk ve ortaokulu tamamladıktan sonra yine Kerkük te İlköğretmen okulu ( Dar-ül Muallimîn el İbtidâiyye ) na girdi buradan 1961 yılında beden eğitimi öğretmeni olarak mezun oldu. Çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı.
Şiire karşı ilgisi genç yaşlarda başladı. İrak Türkleri arasında 1958 yıllarında başlayan Yeni Türk Edebiyatı Hareketine, 1960 yıllarından sonra katıldı. Başlangıçta eski şiir geleneğine karşı çikarak, sadeleşme ceryanında Aşırılığa kaçtı. Bu bakımdan dilindeki zorlamalar, şiirinin âhenk ve estetik değerini zayif düşürdü. Serbest şiirde Nesrin Erbil ile birlikte, İrak Türklerinin genç kuşak şâirleri arasında ön plana çıktı. sürekli rstetik arayışları, şiir Dilindeki aşırı özleşme temâyülünü dizginleyerek, hem dil hem de biçim yönünden daha bir olgunluk kazandı. Böylece İrak Türklerinin arasında yeni Türk Edebiyâtı nın en tanınmış temsilcisi oldu. Şiirlerini Kardaşlık Dergisi Nda yayınladı. daha sonra seçtiği şiirleri Aynada Zaman ( Kerkük, 1972 ), Uzaktan Geliyrum (Bağdat,1980 ) adlı Kitapta topladı. Şâirin, Üç yrli piyes (1980) ve pencere (1989 ) adlı iki kitabı da Bağdat ta yayınlandı
BİR ÖMÜR HİKAYESİ, Eşim Aysel ve yavrum Abdullah için
Bir ömür hikâyesi yansıtan bir aynaya
Kader vurdu taşını bu ne kasvet ne kasvet
Hâlâ ilk mevsiminde yıkılan bir binaya
Zaman serdi ah ne hasret ne hasret
Gettin bir yaz akşami gettin ey sevgili eş
Gettin ama arkanda kalan ben öyle naçar
Öyle naçar ki sensiz dünyada hep çilekeş
Kalbimin her atması sana senden bahsaçar
Sen şehit gettin eşim ben kaldım yana yana
Kalbim deli divâne, kaldım murdâr-ı hayat
Felek ilkbaharımı çevirirken hazana
Toplandı genç başıma bütün akdâr-ı hayat
Hangi eller kolluyor gelinlik elbiseni
Hep düğümlü duruyor süslü beyaz bohçamız
Nasil da oldu Allah benden ayırdı seni
Nasil târumâr oldu bir baharlık bahçemiz
Gerçek sarâb rüyada her daldıgım köşede
Gelinlik fistanınla duruyorsun karşımda
kollarımda bir yavru gülümsüyor meşede
Sen niçin hep boynunu buruyorsun karşımda
Senden bir ara önce uçan yavru kuşumuz
Sana demet bağlıyor cennetin güllerini
Beni körükleyenler aşinâ dost komşumuz
Her gün inletiyorlar kalbimin tellerini
Zaman zâlimdir eşim kader yaman sevgilim
Niçin ufkumdan aktın ey nâzenin yıldızım
Yanlızlığa kavuştun, ama inan sevgilim
İnan ki ben hayatta senden daha yanlızım
Gözlerim hep yaşlıdır buğazımda hickırık
Çok sıcaktır ateşin vallahi dözmüyorum
Sensiz öyle bed - bahtım öyle ki gönlüm kırık
Yaşayış çiçeğinde hiç koku sezmiyorum
Bir ömür hikâyesi elenmede zamandan
Kalbime sarılmada bir örümcek perdesi
Artık çok sitemkârım kara yazım yazandan
Cânânim cân verirken giryân getti didesi
------------------------------------------------
KİMSESİZLER KERVANI
Yollar boyunca yorgun gönlümüz hep tasalı
Yollarda başlar biter ömrümüzün masalı
Ne hicrân bitti bizde ne de gördük visâli
Erdiğimiz konaklar baykuş öter harâbe
Biz gideriz yol gider yol uzanır serâba
Mevsimler de değişti ne gül kaldı ne gülşen
Yaşamak çilesidir bütün kalpleri deşen
Her avâdan virâne herkes bugün perişân
Çırpınıyoruz artık vurulmuş bir kuş gibi
Gidiyoruz bi - haber başı boş sarhoş gibi
Biz de değiştik dostlar, zaman bile değişti
Yılları sara, sara derdimiz de gelişti
Unutulmuş bir türkü dilimize ilişti
Bir an için çoşturduk gizli şuûrumuzu
Bir dem için yaşadık eski gurûrumuzu
Kimsesizler kervânı ne muhteşem sallanır
Bir konak arar gibi yolları dort dolanır
Meçhûllerden geliyor meçhûllere yollanır
Ağır, ağır, ilerler gem yüklü cefâ yüklü
Yazılan kaderine binlerce vefâ yüklü
Dolan kervânım dolan, sen bu çarh-ı felekte
Kara bahtını ele bu kasnaksız elekte
Dak bu hırçın tufaninda yerin var mı kelekte
Yerin varsa eminim ki tulumlar delinir
O kelek de devrilir dalgalarda belenir
Kervân getti yol aldı ufukta tozu kaldı
Üstümüzde zamanın cekilmez nazı kaldı
Sonunda bu uzun masal taşta bir yazı kaldı
Omuzlarda sallandı hüzün bir tahtırevân
Sis içinde kayboldu bu ağır yaşlı kervân
----------------------------------------
BABA GURGUR
Ey sırrımı saklayan tarihin meşalesi
Ey tükenmez baharın bizde solmaz lâlesi
Sen ey hür güneşlerin ulvî pembe hâlesi
Pembe pembe, yaldızle gözlerimin yaşını
Yansıt ey Baba Gurgur içimizin ateşini
Mâzîden yegâne iz hep sensin ilimizde
Dört hecelik adınla âhenksin dilimizde
Ne kalem var ne kılıç ne de mum elimizde
Tasalar hissettirir acı gerçeğimizi
Tanıt ey Baba Gurgur bize benliğimizi
Sen ey ulu âbîde sen mukkades nişan
Sen ey pembe mehtâbı, karanlığımı aşan
Ben yanıyorum sen de yan perişân
Yak beni, yandır beni, niyâz için mum gibi
Aşkın ey Baba Gurgur üstümde zulüm gibi
---------------------------------
KERKÜK DEYİŞİ
Ey tarihimi yazan hakka revân yazaklar
Ey bağrında şüheda uyutan hür topraklar
Ey öfkeli Gurgurlar, sisli pembe ufuklar
Kaderin çoğu zaman avucunda kan görünür
Yıllar aktı ömrürden birer damla yaş gibi
Yılların özlemeleri bağırlarda taş gibi
İçimde bir şeyler var fırtına,savaş gibi
Yılların gam tarlası bende harman görünür
Yıllar geçti bayramsız cefasıyla derdiyle
Biran mehtâp göründü kaderin bir nerdiyle
Yorgun gözler parladı bir ışık ümidiyle
Mehtâbın parlak yüzü bizlere yan görünür
Ne feryâdlar yaş tutar ne de suçlar kapanda
Birim iki olmadı bu yılgamlı zamanda
Dün sunduğum dilekçe bilmem hangi divânda
Her bir gerçek sandığım dünler yalan görünür
Çoklar ömrün harcadı karagünler içınde
Gelinler kara giydi türlü yaslar içinde
Anne, oğul özlerken, hıçkırıklar içinde
Dede, dizüstü yerde elde Kur,an görünür
Ne bir iyimserlik var gözlerin bebeğinde
Ne de ioşluk bulunur bu acılar kökünde
Yüzlerce er kaybettik hürriyet mevkibinde
Her şehidin izinde binlerce şan görünür
bilmem bahar ne demek, baharsızdır heryılım
Ne de ışık ne demek ne demek, gün yüzü görmez ilim
Dün gömdüğüm şanımı haykırsın geçmiş bilim
Tâ ufkun kıyısında aydın bir tan görünür
Seni Kâ,bem tanıdım, tertemiz, mert Kerkük,üm
Dostlara gül gülistân düşmana dert Kerkük,üm
Yarınlar ayrı bir gün sana medet Kerkük,üm
Bir belâ iki belâ ardı aman görünür
(Kaynak: Tanış-Türkmen, 26.Kasım.2011)
Şiire karşı ilgisi genç yaşlarda başladı. İrak Türkleri arasında 1958 yıllarında başlayan Yeni Türk Edebiyatı Hareketine, 1960 yıllarından sonra katıldı. Başlangıçta eski şiir geleneğine karşı çikarak, sadeleşme ceryanında Aşırılığa kaçtı. Bu bakımdan dilindeki zorlamalar, şiirinin âhenk ve estetik değerini zayif düşürdü. Serbest şiirde Nesrin Erbil ile birlikte, İrak Türklerinin genç kuşak şâirleri arasında ön plana çıktı. sürekli rstetik arayışları, şiir Dilindeki aşırı özleşme temâyülünü dizginleyerek, hem dil hem de biçim yönünden daha bir olgunluk kazandı. Böylece İrak Türklerinin arasında yeni Türk Edebiyâtı nın en tanınmış temsilcisi oldu. Şiirlerini Kardaşlık Dergisi Nda yayınladı. daha sonra seçtiği şiirleri Aynada Zaman ( Kerkük, 1972 ), Uzaktan Geliyrum (Bağdat,1980 ) adlı Kitapta topladı. Şâirin, Üç yrli piyes (1980) ve pencere (1989 ) adlı iki kitabı da Bağdat ta yayınlandı
BİR ÖMÜR HİKAYESİ, Eşim Aysel ve yavrum Abdullah için
Bir ömür hikâyesi yansıtan bir aynaya
Kader vurdu taşını bu ne kasvet ne kasvet
Hâlâ ilk mevsiminde yıkılan bir binaya
Zaman serdi ah ne hasret ne hasret
Gettin bir yaz akşami gettin ey sevgili eş
Gettin ama arkanda kalan ben öyle naçar
Öyle naçar ki sensiz dünyada hep çilekeş
Kalbimin her atması sana senden bahsaçar
Sen şehit gettin eşim ben kaldım yana yana
Kalbim deli divâne, kaldım murdâr-ı hayat
Felek ilkbaharımı çevirirken hazana
Toplandı genç başıma bütün akdâr-ı hayat
Hangi eller kolluyor gelinlik elbiseni
Hep düğümlü duruyor süslü beyaz bohçamız
Nasil da oldu Allah benden ayırdı seni
Nasil târumâr oldu bir baharlık bahçemiz
Gerçek sarâb rüyada her daldıgım köşede
Gelinlik fistanınla duruyorsun karşımda
kollarımda bir yavru gülümsüyor meşede
Sen niçin hep boynunu buruyorsun karşımda
Senden bir ara önce uçan yavru kuşumuz
Sana demet bağlıyor cennetin güllerini
Beni körükleyenler aşinâ dost komşumuz
Her gün inletiyorlar kalbimin tellerini
Zaman zâlimdir eşim kader yaman sevgilim
Niçin ufkumdan aktın ey nâzenin yıldızım
Yanlızlığa kavuştun, ama inan sevgilim
İnan ki ben hayatta senden daha yanlızım
Gözlerim hep yaşlıdır buğazımda hickırık
Çok sıcaktır ateşin vallahi dözmüyorum
Sensiz öyle bed - bahtım öyle ki gönlüm kırık
Yaşayış çiçeğinde hiç koku sezmiyorum
Bir ömür hikâyesi elenmede zamandan
Kalbime sarılmada bir örümcek perdesi
Artık çok sitemkârım kara yazım yazandan
Cânânim cân verirken giryân getti didesi
------------------------------------------------
KİMSESİZLER KERVANI
Yollar boyunca yorgun gönlümüz hep tasalı
Yollarda başlar biter ömrümüzün masalı
Ne hicrân bitti bizde ne de gördük visâli
Erdiğimiz konaklar baykuş öter harâbe
Biz gideriz yol gider yol uzanır serâba
Mevsimler de değişti ne gül kaldı ne gülşen
Yaşamak çilesidir bütün kalpleri deşen
Her avâdan virâne herkes bugün perişân
Çırpınıyoruz artık vurulmuş bir kuş gibi
Gidiyoruz bi - haber başı boş sarhoş gibi
Biz de değiştik dostlar, zaman bile değişti
Yılları sara, sara derdimiz de gelişti
Unutulmuş bir türkü dilimize ilişti
Bir an için çoşturduk gizli şuûrumuzu
Bir dem için yaşadık eski gurûrumuzu
Kimsesizler kervânı ne muhteşem sallanır
Bir konak arar gibi yolları dort dolanır
Meçhûllerden geliyor meçhûllere yollanır
Ağır, ağır, ilerler gem yüklü cefâ yüklü
Yazılan kaderine binlerce vefâ yüklü
Dolan kervânım dolan, sen bu çarh-ı felekte
Kara bahtını ele bu kasnaksız elekte
Dak bu hırçın tufaninda yerin var mı kelekte
Yerin varsa eminim ki tulumlar delinir
O kelek de devrilir dalgalarda belenir
Kervân getti yol aldı ufukta tozu kaldı
Üstümüzde zamanın cekilmez nazı kaldı
Sonunda bu uzun masal taşta bir yazı kaldı
Omuzlarda sallandı hüzün bir tahtırevân
Sis içinde kayboldu bu ağır yaşlı kervân
----------------------------------------
BABA GURGUR
Ey sırrımı saklayan tarihin meşalesi
Ey tükenmez baharın bizde solmaz lâlesi
Sen ey hür güneşlerin ulvî pembe hâlesi
Pembe pembe, yaldızle gözlerimin yaşını
Yansıt ey Baba Gurgur içimizin ateşini
Mâzîden yegâne iz hep sensin ilimizde
Dört hecelik adınla âhenksin dilimizde
Ne kalem var ne kılıç ne de mum elimizde
Tasalar hissettirir acı gerçeğimizi
Tanıt ey Baba Gurgur bize benliğimizi
Sen ey ulu âbîde sen mukkades nişan
Sen ey pembe mehtâbı, karanlığımı aşan
Ben yanıyorum sen de yan perişân
Yak beni, yandır beni, niyâz için mum gibi
Aşkın ey Baba Gurgur üstümde zulüm gibi
---------------------------------
KERKÜK DEYİŞİ
Ey tarihimi yazan hakka revân yazaklar
Ey bağrında şüheda uyutan hür topraklar
Ey öfkeli Gurgurlar, sisli pembe ufuklar
Kaderin çoğu zaman avucunda kan görünür
Yıllar aktı ömrürden birer damla yaş gibi
Yılların özlemeleri bağırlarda taş gibi
İçimde bir şeyler var fırtına,savaş gibi
Yılların gam tarlası bende harman görünür
Yıllar geçti bayramsız cefasıyla derdiyle
Biran mehtâp göründü kaderin bir nerdiyle
Yorgun gözler parladı bir ışık ümidiyle
Mehtâbın parlak yüzü bizlere yan görünür
Ne feryâdlar yaş tutar ne de suçlar kapanda
Birim iki olmadı bu yılgamlı zamanda
Dün sunduğum dilekçe bilmem hangi divânda
Her bir gerçek sandığım dünler yalan görünür
Çoklar ömrün harcadı karagünler içınde
Gelinler kara giydi türlü yaslar içinde
Anne, oğul özlerken, hıçkırıklar içinde
Dede, dizüstü yerde elde Kur,an görünür
Ne bir iyimserlik var gözlerin bebeğinde
Ne de ioşluk bulunur bu acılar kökünde
Yüzlerce er kaybettik hürriyet mevkibinde
Her şehidin izinde binlerce şan görünür
bilmem bahar ne demek, baharsızdır heryılım
Ne de ışık ne demek ne demek, gün yüzü görmez ilim
Dün gömdüğüm şanımı haykırsın geçmiş bilim
Tâ ufkun kıyısında aydın bir tan görünür
Seni Kâ,bem tanıdım, tertemiz, mert Kerkük,üm
Dostlara gül gülistân düşmana dert Kerkük,üm
Yarınlar ayrı bir gün sana medet Kerkük,üm
Bir belâ iki belâ ardı aman görünür
(Kaynak: Tanış-Türkmen, 26.Kasım.2011)
'Türkiye'nin Suriye'ye müdahalesine karşıyız'
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Batı'nın ya da Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahalesine karşı olduklarını söyledi.
Talabani, Irak'ın yarı resmi kanalı olan El Irakiye televizyonuna yaptığı açıklamada, Batı'nın ya da Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahalede bulunmasına karşı olduklarını ve Suriye tarafıyla yaptıkları yazışmalarda, Başbakan Nuri El Maliki, Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ve Hükümet sözcüsü Ali Debbağ tarafından daha önce yapılan açıklamalarda da bunun dile getirildiğini belirtti.
'SURİYE HALKININ DEMOKRATİK TALEPLERİNİN YANINDAYIZ'
Talabani, "Suriye halkının haklı demokratik taleplerinin yanında olduklarını, Suriye'deki sorunların batılı askeri müdahale yerine Arap girişiminin daha hayırlı olabileceğine inandıklarını" ifade etti.
Suriye'deki mevcut durum yerine "aşırıcı" tarafların gelmesinden korktuklarını dile getiren Talabani, demokrasiye, demokratik Irak'a ve Arap Baharının asıl amacına düşman olacak "aşırıcılıktan" açık bir şekilde korktuklarını kaydetti.
'PKK SİLAH BIRAKMALI'
Talabani, terör örgütü PKK'nın silah bırakmasıyla ilgili bir soru üzerine de, "dönemin silahlı mücadele dönemi olmadığını, PKK'nın mutlaka silah bırakması gerektiğini" söyledi.
"Bu konuda PKK'yı ikna etmeye çalıştığını ve PKK'nın silahı bırakma konusunda 2 şart öne sürdüğünü" dile getiren Talabani, şöyle konuştu:
"PKK, silah bırakma konusundaki girişimimden memnun olduğunu ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın silah bırakması konusundaki çağrısını yerine getirme konusunda bir endişelerinin bulunduğunu dile getirdi. Bana aynen şu söylendi, 'Silahı bırakıp dağdan şehre inmemiz isteniyor. Gideceğimiz yer neresi? Ev mi, yoksa hapis mi? Birinci şartımız genel af ilan edilsin. Hazırlanacak yeni anayasada 'Türkiye'nin hepsi Türk değildir. Türkiye birçok ırktan oluşur' ifadesine yer verilsin'.
'TÜRK TARAFIYLA İYİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR'
PKK'yı ikna etme konusunda başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarım başarılı olmuş sayılırız. Bu konuda kardeşim Mesut Barzani ve Berham Salih Türk tarafıyla iyi çalışma yürütüyor."
'ABD ASKERLERİNE İHTİYAÇ VAR'
ABD güçlerinin Irak'tan çekilmesine de değinen Talabani, Amerikan askerlerinin ülkeden çekilmesinden sonra polis ve ordunun iç güvenliği sağlayabileceğini, ancak hava, deniz savunmasında ve yeni silahların kullanılmasında büyük sorun olduğunu belirtti.
Talabani, "Cumhurbaşkanı olarak hava, deniz ve piyade subaylarının sundukları raporları inceledim. Bu raporlara göre Amerikan güçlerinin varlığına ya da en azından Amerikan güçlerinin eğitmen olarak kalmasına ihtiyaç duyulduğunu gördüm" dedi.
(Kaynak: ntvmsnbc, 26 Kasım. 2011)
Talabani, Irak'ın yarı resmi kanalı olan El Irakiye televizyonuna yaptığı açıklamada, Batı'nın ya da Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahalede bulunmasına karşı olduklarını ve Suriye tarafıyla yaptıkları yazışmalarda, Başbakan Nuri El Maliki, Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ve Hükümet sözcüsü Ali Debbağ tarafından daha önce yapılan açıklamalarda da bunun dile getirildiğini belirtti.
'SURİYE HALKININ DEMOKRATİK TALEPLERİNİN YANINDAYIZ'
Talabani, "Suriye halkının haklı demokratik taleplerinin yanında olduklarını, Suriye'deki sorunların batılı askeri müdahale yerine Arap girişiminin daha hayırlı olabileceğine inandıklarını" ifade etti.
Suriye'deki mevcut durum yerine "aşırıcı" tarafların gelmesinden korktuklarını dile getiren Talabani, demokrasiye, demokratik Irak'a ve Arap Baharının asıl amacına düşman olacak "aşırıcılıktan" açık bir şekilde korktuklarını kaydetti.
'PKK SİLAH BIRAKMALI'
Talabani, terör örgütü PKK'nın silah bırakmasıyla ilgili bir soru üzerine de, "dönemin silahlı mücadele dönemi olmadığını, PKK'nın mutlaka silah bırakması gerektiğini" söyledi.
"Bu konuda PKK'yı ikna etmeye çalıştığını ve PKK'nın silahı bırakma konusunda 2 şart öne sürdüğünü" dile getiren Talabani, şöyle konuştu:
"PKK, silah bırakma konusundaki girişimimden memnun olduğunu ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın silah bırakması konusundaki çağrısını yerine getirme konusunda bir endişelerinin bulunduğunu dile getirdi. Bana aynen şu söylendi, 'Silahı bırakıp dağdan şehre inmemiz isteniyor. Gideceğimiz yer neresi? Ev mi, yoksa hapis mi? Birinci şartımız genel af ilan edilsin. Hazırlanacak yeni anayasada 'Türkiye'nin hepsi Türk değildir. Türkiye birçok ırktan oluşur' ifadesine yer verilsin'.
'TÜRK TARAFIYLA İYİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR'
PKK'yı ikna etme konusunda başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarım başarılı olmuş sayılırız. Bu konuda kardeşim Mesut Barzani ve Berham Salih Türk tarafıyla iyi çalışma yürütüyor."
'ABD ASKERLERİNE İHTİYAÇ VAR'
ABD güçlerinin Irak'tan çekilmesine de değinen Talabani, Amerikan askerlerinin ülkeden çekilmesinden sonra polis ve ordunun iç güvenliği sağlayabileceğini, ancak hava, deniz savunmasında ve yeni silahların kullanılmasında büyük sorun olduğunu belirtti.
Talabani, "Cumhurbaşkanı olarak hava, deniz ve piyade subaylarının sundukları raporları inceledim. Bu raporlara göre Amerikan güçlerinin varlığına ya da en azından Amerikan güçlerinin eğitmen olarak kalmasına ihtiyaç duyulduğunu gördüm" dedi.
(Kaynak: ntvmsnbc, 26 Kasım. 2011)
Arap Birliği'nde 'Suriye' çatlağı
Suriye'ye ekonomik yaptırıma karşı olduğunu belirten Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Ürdün ve Lübnan'ın da kendileriyle aynı görüşte olduğunu savundu.
Arap Birliği'nin uluslararası gözlemci teklifini dün reddeden Suriye'ye karşı ekonomik ve siyasi yaptırım için Arap Birliği ekonomi bakanları ve dışişleri bakanları toplanacak.
Toplantı öncesi açıklama yapan Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Suriye'ye ekonomik yaptırımın mümkün olmadığını söyledi.
'ÜRDÜN VE LÜBNAN DA YAPTIRIMA KARŞI'
Irak'ın, Arap Birliği'nin Suriye'ye ekonomik yaptırım uygulanması yönündeki karar tasarısına karşı olduğunu belirten Zebari, Lübnan ve Ürdün'ün de Suriye ile önemli ekonomik ilişkileri nedeniyle yaptırıma karşı olduğunu iddia etti.
"Irak açısından Suriye'ye yaptırımın mümkün olmadığını" dile getiren Zebari, Suriye'de yaşayan Iraklıların sayısı ve iki ülke arasındaki yakın ekonomik ilişkilerin söz konusu bir yaptırımı mümkün kılmadığını savundu.
TÜRKİYE'Yİ DAVUTOĞLU VE BABACAN TEMSİL EDECEK
Suriye'nin uluslararası gözlemci önerisini reddetmesi sonrasında Arap Birliği ekonomik ve sosyal konseyi yaptırımları görüşmek için bugün toplanacak. Kahire'deki ekonomik yaptırım toplantısında Türkiye'yi Başbakan yardımcısı Ali Babacan, yarınki dışişleri toplantısında ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu temsil edecek.
SURİYE'YE UÇUŞLAR YASAKLANACAK
Arap Birliği'nis, protokole imza atmayan Suriye'ye sivil uçuşların yasaklanması ve Suriye Merkez Bankası ile ilişkilerin dondurulması gibi yaptırımlar uygulaması bekleniyor.
(Kaynak: ntvmsnbc, 26.Kasım.2011)
Arap Birliği'nin uluslararası gözlemci teklifini dün reddeden Suriye'ye karşı ekonomik ve siyasi yaptırım için Arap Birliği ekonomi bakanları ve dışişleri bakanları toplanacak.
Toplantı öncesi açıklama yapan Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Suriye'ye ekonomik yaptırımın mümkün olmadığını söyledi.
'ÜRDÜN VE LÜBNAN DA YAPTIRIMA KARŞI'
Irak'ın, Arap Birliği'nin Suriye'ye ekonomik yaptırım uygulanması yönündeki karar tasarısına karşı olduğunu belirten Zebari, Lübnan ve Ürdün'ün de Suriye ile önemli ekonomik ilişkileri nedeniyle yaptırıma karşı olduğunu iddia etti.
"Irak açısından Suriye'ye yaptırımın mümkün olmadığını" dile getiren Zebari, Suriye'de yaşayan Iraklıların sayısı ve iki ülke arasındaki yakın ekonomik ilişkilerin söz konusu bir yaptırımı mümkün kılmadığını savundu.
TÜRKİYE'Yİ DAVUTOĞLU VE BABACAN TEMSİL EDECEK
Suriye'nin uluslararası gözlemci önerisini reddetmesi sonrasında Arap Birliği ekonomik ve sosyal konseyi yaptırımları görüşmek için bugün toplanacak. Kahire'deki ekonomik yaptırım toplantısında Türkiye'yi Başbakan yardımcısı Ali Babacan, yarınki dışişleri toplantısında ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu temsil edecek.
SURİYE'YE UÇUŞLAR YASAKLANACAK
Arap Birliği'nis, protokole imza atmayan Suriye'ye sivil uçuşların yasaklanması ve Suriye Merkez Bankası ile ilişkilerin dondurulması gibi yaptırımlar uygulaması bekleniyor.
(Kaynak: ntvmsnbc, 26.Kasım.2011)
Cevdet Kadıoğlu - İşgal döneminde, Tuzhurmatu Günlüğü
Öykücük Dışı Satırlar1-Dükkanı önünde oturup alış veriş yapan insanları seyrederken, saçı sakalı birbirine karışmış bir ihtiyar acaya gözleri takınmış. Aman Allahım ,bu melekmi ,insanmi ! delimi ,velimi !diye kendi kendine sorarak yerinde kalakalmıştı. Adam yaklaştıkça onun dikkatini daha fazla çekmiş. Biran içinde dükkancı adam onlarca ölü ve yaralılar arasında hastanede gözlerini açmıştı. O entresan amcanın durumunu bilmek için bir polise sormuş. Ancak o da bir torbaya doldurulmuş et parçalarını göstererek ,işte o bir canlı bombaymış demiş....
*******************
2- Son kez olsun o koyu karanlıkta çoluk çocuğunun yüzünü aydınlık içinde görmek istiyordu. Eski bir sandıkta sakladığı mumu yakmış. Onun ölük ışıkları arasında uykuya girmişler. Oysa sabahleyin kapıları önünde cesedi alkan gölünde bulunmuştu.
*******************
3- Karakolun karşı tarafına parkalan bir arabaya yaslanmıştı. Elindeki cep telefonu takvimine bakarak maaşımıza (bir ,iki,üç gün kalmış )diye polis arkadaşlarına söylemişti. Aniden gökyüzüne yükselen siyah duman arasından bir sürü güvercin uçmuştu beyaz karanlıklara....
*******************
4-Emerikan askerleriyle teröristlerin gözlerinden uzaklaştırmak için gölgesini gizleyebilecek bir sığınak bulamamış. Çaresiz kaldıktan sonra onu ayaklarının altında saklamıştı.
******************
5- Yıllar önce ziyaret ettiği Haç'ten , dünyayı uğurlarken cesedini saracak bir beyaz bez satın almıştı. Ancak bir terör olayında cesedi gökyüzünde burarlaşmıştı. O beyaz bez ise şu ana kadar hala sahibini beklemekte.
******************
6- Aynaların yalan söylediğinin kanısına varınca gözlerini hayinlikle suçladı.
******************
7- Kaçırdıkları genci boğazlamak için ,kesinhaneye götürürlerken azan sesini duydular . Ortalığa, bir kaç saniye sessizlik hakim olduktan sonra mucahitlerin biri:
- (Arkadaşlar , önce nemazı kılalım sonra şu işi tamamlayalım . Zira nemazı vaktinde kılmak ferzdir, bu iş ise sünnettir)demiş. Çehresinde nuri Muhammed olmayan bir diğer mucahit ise :( Arkadaşlar nemaz elden kaçmaz ,ama bu işi biran önce bitirmemizde hayir ve sevap vardır) söylemiş...
******************
8- Yolun boyu boyunca, Amerikan askerlerinin birer melek olduklarını savunan sürücü, uzakta bir askeri konvoy görününce yolcuları sakinleştirmiş. O sırada araba cadeyi terketmekte bir kaç lahza gecikmişti. Oysa o hanzirlerin kurşunu sürücünün alnını deşmekte hiçte gecikmemişti.
(Kaynak: Biz Türkmeniz, 26.Kasım.2011)
Tuzhurmatu'da, terör örgütü PKK yandaşları ateşlerle Mursa Ali dağlarına PKK yazdılar.
Irak'ın Selahattin vilayetine bağlı Tuzhurmatu ilçesinde, terör örgütü PKK yandaşları ateşlerle Mursa Ali dağlarına (PKK) yazdılar.
Başkent Bağdat'ın 180km kuzeyinde bulunan ve Türkmenlerin ağırlıklı olduğu bu ilçede daha önce de 2009 ve 2010 yıllarında 2 kez bu tip eylemler yapılmıştı. Yerel yönetimlerse eylemlere sessiz kalmıştı.
Tuzhurmatu'nun doğusuna düşen dağların eteğinde cumhuriyet mahallesi bulunuyor. Bu mahallenin %90'ı Kürtlerden oluşuyor. 22 Ağustos 2003 tarihinde Tuzhurmatu'da aynı dağda bulunan ve Türkmenler tarafından kutsal bilinen Mursa Ali makamı Kürt peşmergelerce patlatılmıştı. Olayı protesto eden Türkmenlere peşmergeler ateş ederek 5 Türkmen'i öldürmüş, 15'ten fazla Türkmen'i de yaralamıştı.
(Kaynak: Biz Türkmeniz, 26.Kasım.2011)
Başkent Bağdat'ın 180km kuzeyinde bulunan ve Türkmenlerin ağırlıklı olduğu bu ilçede daha önce de 2009 ve 2010 yıllarında 2 kez bu tip eylemler yapılmıştı. Yerel yönetimlerse eylemlere sessiz kalmıştı.
Tuzhurmatu'nun doğusuna düşen dağların eteğinde cumhuriyet mahallesi bulunuyor. Bu mahallenin %90'ı Kürtlerden oluşuyor. 22 Ağustos 2003 tarihinde Tuzhurmatu'da aynı dağda bulunan ve Türkmenler tarafından kutsal bilinen Mursa Ali makamı Kürt peşmergelerce patlatılmıştı. Olayı protesto eden Türkmenlere peşmergeler ateş ederek 5 Türkmen'i öldürmüş, 15'ten fazla Türkmen'i de yaralamıştı.
(Kaynak: Biz Türkmeniz, 26.Kasım.2011)
İngiltere, Büyükelçisi ITC ziyareti
İngiltere'nin Irak Büyükelçisi Maykıl Aron Irak Türkmen Cephesi Bağdat Ofisini ziyaret etti.Irak Türkmen Cephesi başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşet Salihi ile bir araya gelen Büyükelçi Aron Türkmenlerle ilişkilerin kuvvetlendirilmesini istediklerini açıkaldı.ziyaret sırasında İllerden sorumlu devlet bakanı Turhan Müftü ve Türkmen Milletvekili Hasan Beyatlı hazır bulundu.
Irak Türkmen Cephesi Bağdat ofisine üst düzey ziyaretler yapılıyor.
İngiltere'nin Irak Büyükelçisi Maykıl Aron Irak Türkmen Cephesi Bağdat Ofisini ziyaret etti.Irak Türkmen Cephesi başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşet Salihi ile bir araya gelen Büyükelçi Aron Türkmenlerle ilişkilerin kuvvetlendirilmesini istediklerini açıkaldı.ziyaret sırasında İllerden sorumlu devlet bakanı Turhan Müftü ve Türkmen Milletvekili Hasan Beyatlı hazır bulundu.
Ziyaret sırasında Irak-İngiltere ilişkilerin, bölgedeki son gelişmeler ve Türkmenlerin durumu görüşüldü.
Irak Türkmen Cephesi yetkilileri Büyükelçiye Türkmen sıkıntılarını anlatı.
Türkmeneli Televizyonuna açıklama yapan Irak Türkmen Cephesi başkanı Erşet Salihi, Türkmen sıkıntılarını tüm yabancı diplomatlara aktarmayı hedeflediklerini belirtti.Salihi konuşmasında Irak'ta demokrasinin gerçek bir şekilde uygulanması ve ülkenin içinde bulunduğu bu zorlukların atlatılmasına çalışılmasını istedi.
İngiltere'nin Irak Büyükelçisi de Türkmeneli Televizyonuna konuştu, Irak Türkmen Cephesi'ni ziyaret etmekten memnuniyet duyduğunu bildirdi.
Konuşmasında Türkmenlerle olan ilişkilerin güçlendirilmesini istediklerini belirtten Büyükelçi, bu ilk ziyaret son olmayacak, dedi.
Amerika'nın çekilmesi ve Kerkük'ü de konuştuklarını bildiren İngiltere'nin Irak Büyükelçisi çekilmeden sonra Türkmenlerin güvenliğini de Irak Türkmen Cephesi yetkilileri ile ele aldıklarını söyeldi.
(Kaynak: Türkmeneli TV, 26 Kasım 2011)
Irak Türkmen Cephesi Bağdat ofisine üst düzey ziyaretler yapılıyor.
İngiltere'nin Irak Büyükelçisi Maykıl Aron Irak Türkmen Cephesi Bağdat Ofisini ziyaret etti.Irak Türkmen Cephesi başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşet Salihi ile bir araya gelen Büyükelçi Aron Türkmenlerle ilişkilerin kuvvetlendirilmesini istediklerini açıkaldı.ziyaret sırasında İllerden sorumlu devlet bakanı Turhan Müftü ve Türkmen Milletvekili Hasan Beyatlı hazır bulundu.
Ziyaret sırasında Irak-İngiltere ilişkilerin, bölgedeki son gelişmeler ve Türkmenlerin durumu görüşüldü.
Irak Türkmen Cephesi yetkilileri Büyükelçiye Türkmen sıkıntılarını anlatı.
Türkmeneli Televizyonuna açıklama yapan Irak Türkmen Cephesi başkanı Erşet Salihi, Türkmen sıkıntılarını tüm yabancı diplomatlara aktarmayı hedeflediklerini belirtti.Salihi konuşmasında Irak'ta demokrasinin gerçek bir şekilde uygulanması ve ülkenin içinde bulunduğu bu zorlukların atlatılmasına çalışılmasını istedi.
İngiltere'nin Irak Büyükelçisi de Türkmeneli Televizyonuna konuştu, Irak Türkmen Cephesi'ni ziyaret etmekten memnuniyet duyduğunu bildirdi.
Konuşmasında Türkmenlerle olan ilişkilerin güçlendirilmesini istediklerini belirtten Büyükelçi, bu ilk ziyaret son olmayacak, dedi.
Amerika'nın çekilmesi ve Kerkük'ü de konuştuklarını bildiren İngiltere'nin Irak Büyükelçisi çekilmeden sonra Türkmenlerin güvenliğini de Irak Türkmen Cephesi yetkilileri ile ele aldıklarını söyeldi.
(Kaynak: Türkmeneli TV, 26 Kasım 2011)
25 Kasım 2011 Cuma
Bağdat'ın havadan görünüşü
Bağdat'ın içinden dolanarak geçen Dicle nehri, 10 bin metre yükseklikten bir başka güzel görünüyor.
Doha-Ankara seferini yapan Katar Havayolları uçağı 10 bin metre yükseklikte Irak'ın başkenti üzerinden uçarken, Bağdat oldukça sakin görünüyordu.
Bağdat'ın içinden dolanarak geçen Dicle nehri üzerindeki Cadriye, El Cumeyra, Sinak ve El Ahrar köprüleri gibi Irak başkentinin önemli noktaları açıkça görülebiliyor.
Şiilerin yoğun olarak yaşadığı Sadr City olarak adlandırılan bölge de dikkati çekiyor.
(Kaynak: Anadolu Ajansı, 25.Kasım.2011)
Doha-Ankara seferini yapan Katar Havayolları uçağı 10 bin metre yükseklikte Irak'ın başkenti üzerinden uçarken, Bağdat oldukça sakin görünüyordu.
Bağdat'ın içinden dolanarak geçen Dicle nehri üzerindeki Cadriye, El Cumeyra, Sinak ve El Ahrar köprüleri gibi Irak başkentinin önemli noktaları açıkça görülebiliyor.
Şiilerin yoğun olarak yaşadığı Sadr City olarak adlandırılan bölge de dikkati çekiyor.
(Kaynak: Anadolu Ajansı, 25.Kasım.2011)
Irak'ta üç bomba patladı: 19 ölü
Irak'ın güneyinde yer alan Basra şehrinde düzenlenen 3 bombalı saldırıda 19 kişinin öldüğü ve 72 kişinin yaralandığı bildirildi.
Irak polisinden bir yetkili, Basra şehrinin kuzeyindeki şehrin en büyük pazaryerinde düzenlenen 3 bombalı saldırıda ilk belirlemelere göre 19 kişinin öldüğünü ve 72 kişinin yaralandığını söyledi.
Yetkili, akşam üzeri düzenlenen ilk saldırıdan hemen sonra yaralıları kurtarmak için güvenlik güçleri ile halkın olay yerine toplandığını, bu sırada park edilmiş bomba yüklü motosikletin patladığını belirtti.
GÜVENLİK GÜÇLERİ VE SİVİLLER HEDEF ALINDI
Kısa süre sonra bölgeye yerleştirilmiş üçüncü bombanın da infilak ettiği bildirildi. Basra'daki sağlık yetkilileri, tuğgeneral rütbesindeki bir subayın da aralarında bulunduğu çok sayıda güvenlik mensubu ve sivilin hayatını kaybettiğini söyledi.
Bazı yaralıların durumunun ağır olması sebebiyle ölü sayısının artmasından endişe ediliyor. Ölü ve yaralıların çoğunu, iki patlamadan sonra olay yerine toplanan ve üçüncü bombaya maruz kalan insanlar oluşturuyor.
SALDIRILAR PETROL KONFERANSI ÖNCESİ DÜZENLENDİ
Görgü tanıkları, bombaların patladığı yerin yakınlarında bulunan dükkanların yerle bir olduğunu, arabaların alev aldığını belirtti.
Muhabirler, Irak'ın petrol sanayisinin kalbi sayılan kentte cuma günü petrol sektöründen uluslararası temsilcilerin ve yetkililerin katılacağı bir konferansın başlayacağını belirtti.
(Kaynak: ntvmsnbc, 25 Kasım. 2011)
Irak polisinden bir yetkili, Basra şehrinin kuzeyindeki şehrin en büyük pazaryerinde düzenlenen 3 bombalı saldırıda ilk belirlemelere göre 19 kişinin öldüğünü ve 72 kişinin yaralandığını söyledi.
Yetkili, akşam üzeri düzenlenen ilk saldırıdan hemen sonra yaralıları kurtarmak için güvenlik güçleri ile halkın olay yerine toplandığını, bu sırada park edilmiş bomba yüklü motosikletin patladığını belirtti.
GÜVENLİK GÜÇLERİ VE SİVİLLER HEDEF ALINDI
Kısa süre sonra bölgeye yerleştirilmiş üçüncü bombanın da infilak ettiği bildirildi. Basra'daki sağlık yetkilileri, tuğgeneral rütbesindeki bir subayın da aralarında bulunduğu çok sayıda güvenlik mensubu ve sivilin hayatını kaybettiğini söyledi.
Bazı yaralıların durumunun ağır olması sebebiyle ölü sayısının artmasından endişe ediliyor. Ölü ve yaralıların çoğunu, iki patlamadan sonra olay yerine toplanan ve üçüncü bombaya maruz kalan insanlar oluşturuyor.
SALDIRILAR PETROL KONFERANSI ÖNCESİ DÜZENLENDİ
Görgü tanıkları, bombaların patladığı yerin yakınlarında bulunan dükkanların yerle bir olduğunu, arabaların alev aldığını belirtti.
Muhabirler, Irak'ın petrol sanayisinin kalbi sayılan kentte cuma günü petrol sektöründen uluslararası temsilcilerin ve yetkililerin katılacağı bir konferansın başlayacağını belirtti.
(Kaynak: ntvmsnbc, 25 Kasım. 2011)
Türkmen milletvekilleri ABD Büyükelçisi ile görüştü
Parlamento’daki Türkmen Milletvekilleri Amerika’nın Bağdat Büyükelçisi Jems jefri ile bir araya geldi.Jefri ziyaretçi heyeti büyükelçilikteki resmi makamında kabul etti.Görüşmede Amerika’nın Irak’tan çekilişi ve Türkmen insanların suikastlara uğraması konuları ele alnıdı.Jefri’nin Türkmenler Irak’ın gelecekteki siyasi sürecinde önemli oldukları sözleri görüşmeye damgasını vurdu.
Amerika’nın Bağdat Büyükelçisi Jefi ile bir araya gelen ziyaretçi heyette Irak Türkmen Cephesi başkanı Erşet Salihi,Türkmen Milletvekilleri Abbas Beyatlı,Hasan Özmen,jale Neftçi,Müdrike Ahmet ve Hasan Vehep yer aldı.Büyükelçi Jefri’nin Türkmeler Irak’ın gelecekteki siyais süreçte önemli rolü olacağı sözleri görüşmeye damgasını vurdu.
Türkmen milletvekilleri,Kerkük’te Türkmenlere yönelik yapılan suikast ve öldürme olayları şehrin güvenliğini belirgin şekilde etkilediğini ifade ettiler.Türkmen heyeti tüm konularda hem fikir olduklarını görüşme sırasında ele alınan konulardaki tavırlarıyla otraya koydular.
(Kaynak: Türkmeneli TV, 25.Kasım.2011)
Amerika’nın Bağdat Büyükelçisi Jefi ile bir araya gelen ziyaretçi heyette Irak Türkmen Cephesi başkanı Erşet Salihi,Türkmen Milletvekilleri Abbas Beyatlı,Hasan Özmen,jale Neftçi,Müdrike Ahmet ve Hasan Vehep yer aldı.Büyükelçi Jefri’nin Türkmeler Irak’ın gelecekteki siyais süreçte önemli rolü olacağı sözleri görüşmeye damgasını vurdu.
Türkmen milletvekilleri,Kerkük’te Türkmenlere yönelik yapılan suikast ve öldürme olayları şehrin güvenliğini belirgin şekilde etkilediğini ifade ettiler.Türkmen heyeti tüm konularda hem fikir olduklarını görüşme sırasında ele alınan konulardaki tavırlarıyla otraya koydular.
(Kaynak: Türkmeneli TV, 25.Kasım.2011)
24 Kasım 2011 Perşembe
Irak'ta 12 militan idam edildi
Irak'ta 2006 yılında bir düğünde yapılan katliamda rolleri bulunan 12 militan idam edildi.
Irak Adalet Bakanı Yardımcısı Buşo İbrahim, 2006 yılında ülkenin orta kesimindeki Duceyl kentinde bir düğünde 70 kişinin öldürülmesine neden olan El Kaide üyesi 12 militanın cezalarının, bugün infaz edildiğini açıkladı.
Olayla ilgili olarak geçen Haziran ayında 15 kişi idama mahkum edilmişti. Buşo İbrahim, diğer üç mahkumun hala başka suçlardan yargılandığını kaydetti.
Nüfusunun büyük bölümünü Şiilerin oluşturduğu Duceyl kenti, başkent Bağdat'ın 80 kilometre kuzeyinde bulunuyor.
(Kaynak: ntvmsnbc, 24 Kasım. 2011)
Irak Adalet Bakanı Yardımcısı Buşo İbrahim, 2006 yılında ülkenin orta kesimindeki Duceyl kentinde bir düğünde 70 kişinin öldürülmesine neden olan El Kaide üyesi 12 militanın cezalarının, bugün infaz edildiğini açıkladı.
Olayla ilgili olarak geçen Haziran ayında 15 kişi idama mahkum edilmişti. Buşo İbrahim, diğer üç mahkumun hala başka suçlardan yargılandığını kaydetti.
Nüfusunun büyük bölümünü Şiilerin oluşturduğu Duceyl kenti, başkent Bağdat'ın 80 kilometre kuzeyinde bulunuyor.
(Kaynak: ntvmsnbc, 24 Kasım. 2011)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












