Karmakarışık bir siyasi atmosfer içerisinde Irak’taki durum dünyanın dikkatini çekmeye devam ediyor.
Kimi Başkent Bağdat’taki merkez yönetimin güçlendirilmesinden, kimide illerdeki federallerin oluşturulmasından söz ediyor.
İleri sürülen her iki fikirde art ve eksi durumlar var. Pozitif ve negatif rakamların arasındaki dengeyi sağlamak, siyaset meydanında görev alanların üstüne düşen bire bir tarihi sorumluluktur.
Türkmenler açısından bakmış olursak, Türkmenlerin asıl unsur olarak Irak içerisinde kayıp ettikleri haklarının geri alınması uğrunda atılan sert adımlar ve hangi taraflar koalisyon yapılması ileri derecede önem taşımaktadır.
Merkez yönetimin de Arap, Kürt, Sünni, Şii deyimleri arasında Türkmenler sözcüğünün nerde kaldığını ve nasıl gündeme geçirilmesi gayretine nasıl bir plan hazırlanmalı.
İster istemez Irak içerisinde Türkmenler asıl unsurdurlar. Görevde aynı olan, Irak vatandaşları ile aynı kaderi paylaşan Türkmenler, hak dağıtımında aynı şekilde paylarını almalıdırlar.
Türkmenler her zaman hakların alınmasından söz ederler, temennimiz bu hakların alınması uğurunda gereken adımlar atılmış ve atılmaktadır.
Federal tezi ise yine Türkmenler açısından pozitif ve negatif durum getirmek anlamına gelir. Türkmen nüfusunun merkezi olan Kerkük’ün geleceği için endişeli olmakta gayet normaldir. En doğrusu Kerkük’ün özel yönetim edilmesi yoksa başka bölgelere ilhak edilmesi mutlaka sıkıntıları daha da artırmasına neden olur. Bu durum içerisinde Türkmenlerin mezhep açısından farklılıkları da oldukça önem sergilemektedir.
Böylece siyasi arenada politikacıların milletleriyle kaynaşarak nasıl bir performans sunacakları, tarihi bizim çıkara doğru yöneltir.
Türkmenler açısından mezhep değil milli ve etnik politikasını desteklemeleri gerekir. Böylece mezheplerin Türkmen çatısı altında toplanmaları ve daha da güçlü olmalarına yol açar.
BİZ TÜRKMENİZ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder