23 Şubat 2012 Perşembe

Irak Türklerinden Bbp'ye Ziyaret

Irak Türkleri Adalet Partisi'nin Ankara'da bulunan temsilcisi Abdullah Bayraktar ve beraberindeki heyet, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici'yi ziyaret etti.

BBP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Bozok'un da bulunduğu BBP Genel Merkezi'ndeki görüşmede konuşan Abdullah Bayraktar ve diğer yetkililer, Türkmenlerin bilhassa Kerkük'te zor günler yaşadığına dikkat çektiler. Arazilerine el konulduğu için ziraat işleri yapamadıklarını, Türkmenlerin devlet dairelerine memur olarak alınmadığını anlatan heyet, 'Tek anavatanımız var o da Türkiye. Kerkük'teki yaşlı genç, çoluk-çocuk ve kadın gözlerini Türkiye'ye dikmiş büyük umutlarla bekliyorlar. Türkiye bize nasılyardım edecek diye'' şeklinde konuştular. Yanında Caymaz Çavuşoğlu ve İmad Dabbağ olduğu halde BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'yi ziyaret eden Irak Türkleri Adalet Partisi Ankara Temsilcisi Abdullah Çavuşoğlu da, ayrıca konuşmasında, 'Irak'ın devrik lideri Saddam zamanında, Kerkük Türkmenlerinin tarıma elverişli alanlarına el konulmuş, Araplara peşkeş çekilmişti. Bu konu ile ilgili açılan davalar devam etmekte. Siyasi sıkıntılarımız ise sürüyor. Ayrıca, Türkmen dilinin anayasaya geçmesiyle ilgili, eğitimle ilgili sıkıntılar halen devamediyor. Türkmenlere karşı toplu bir şiddet yok, ancak ferdi bir şiddet var. Mesela, Türkmen doktorlarını kaçırıyorlar. Türkmen işadamlarını kaçırıyorlar, fidye istiyorlar. Genelde de bu durum Türkmenlere yapılıyor. Güç kimdeyse onun dediği oluyor. Türkmenlerin de silahlı gücü olmadığı için bu hallere katlanıyorlar. Doktorlarımızın birçoğu kaçarak Türkiye'ye gelmiş, Avrupa'ya gitmiş. Biz burada Türkiye'de yaşıyoruz, onlar ise ateşin altında. Her gün patlamalar oluyor. Kerkük'te doktorların yüzde 50'siErbil'e gitmiş ' dedi. BBP Genel Başkanı Destici ise, BBP'nin var oluş sebeplerinden birisinin de Osmanlı bakiyesi olan topraklara duyarlı olmaktan geçtiğini belirtti. Nerede bir mazlum varsa Türk milletinin her daim ona sahip çıktığını ifade eden Destici, Türk İslam coğrafyasında yaşayan insanların büyük bir birliğin özlemini çektiklerini, dolayısıyla Türkiye'yi bir ağabey olarak gördüklerini söyledi. Heyete Büyük Birlik Partisi'nin 29 Ocak'ta gerçekleştirdiği 8. Olağan Kurultayı'na katılımlarından dolayı teşekkür edenDestici, 'Büyük Birlik Partisi olarak hem şehit Genel Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu zamanında hem de şimdi Türk-İslam coğrafyasından gelen insanlarımızla görüşüp, o vadiyle ilgili istişareler yapmaktayız. Merhum liderimiz döneminde olduğu gibi ondan sonraki dönemlerde de Kerkük'e ve Musul'a arkadaşlarımız bizzat gittiler. Oralardaki durumları yakından görüp incelediler. Evet makus bir talihle karşı karşıyalar. Türk-İslam coğrafyasındaki bu yerler adeta mazlum milletlerin kader alanı. Bunun değişmesi ve bukardeşlerimizin mazlum hallerine son verilmesi bizim öncelikli hedeflerimizden birisi. Maalesef bugün en çok sömürülen, en çok emperyalizmin o kanlı çizmeleri altında inleyen coğrafya bizim coğrafyamız. Ve bu vadide katledilen, arazilerine el konulan, her türlü hak ve hürriyetlerine tahditler konulan bizim insanlarımız. Bu elim durumlar Orta Asya'da, Doğu Türkistan'da, Kırım'da, Balkanlar'da uzun süredir açık ve net bir şekilde yaşanmaya devam ediyor. Bunun ortadan kalkması ancak ve ancak güçlü ve önder birTürkiye'nin var olmasından geçiyor ' dedi 

Türkiye'nin yapay gündemlerle meşgul edildiğini, terör belasından 27 yıldır kurtulamadığına işaret eden Destici, şunları söyledi: 'Bölgede eli güçlü bir Türkiye istenmiyor. Enerjimizi iç meselelere hasretmemiz sağlanıyor. Türk-İslam coğrafyasında, Türkiye'ye karşı büyük ümitler besleyen ninelerin, dedelerin, kardeşlerin yüzü ancak büyük Türkiye ile gülecek. Öncelikle Türkiye'nin içerdeki bu ayak bağlarından, prangalarından kurtulması lazım. Bütün bunları bildikleri için maalesef Türkiye'yi rahat bırakmıyorlar. Yani içerden, dışardan büyük bir baskı altında tutuyorlar. Ama inşallah el birliğiyle bundan kurtulacağız, biz bunainanıyoruz. O gün gelecek büyük Türk Birliği kurulacak ve bu coğrafyadaki mazlum milletlerin derdine de çare bulunacak. Biz bunu derken asla, 'Emperyalist bir ruhla bize yapılanı yapalım' gibi bir niyetimiz bir düşüncemizde yok. Sadece dediğimiz şudur ki; o coğrafyaların asıl sahipleri soydaşlarımızdır. Onlar için dileğimiz kendi vatanlarında, kendi topraklarında özgürce bütün haklarını kazanmış olarak güvenli bir şekilde yaşamalarıdır. Bunu sağlanmasıdır, sağlamamızdır. Türkiye Cumhuriyeti devletininvarlığı da buna bağlı. Yani Kerkük/Musul düşerse, Kıbrıs düşerse Balkanlar'daki bir takım yapılanmalar olmazsa, oradaki bağımsız Türk devletleri ayakta duramazsa, Kırım olmazsa, Orta Asya'daki kardeşlerimiz, devletlerimiz bağımsız olmazsa Türkiye de düşer. Biz bunu biliyoruz, onun için de hep birlikte inşallah el birliğiyle bu yolda yürüyeceğiz ve başaracağız ben inanıyorum. ' Destici, o coğrafyada çok kritik bir sürecin yaşandığını ifade ederek, 'Suriye'deki Türkmenler, Irak'ta olduğu gibi, Kerkük ve Musul'daki Türkmenlerin akıbetini yaşamaz. Kerkük-Musul sahipsiz kaldı ve bir nevi kendi kaderlerine terk edildi ancak büyük bir direnç ve büyük bir sabırla, büyük bir cesaretle ayakta duruyor, varlıklarını koruyorlar. Her türlü baskıya, her türlü zulme, her türlü yokluğa rağmen. Suriye'deki Türkmenler de bugün yok sayılıyor. Hatta Türkiye'de kurulan 'Ulusal Suriye Meclisi'nde nehikmetse Nusayri var, Arap var, Hıristiyan var, Kürt var ama bir tane Türkmen yok. Onlarda olsun ama mutlaka Türkmenlerin de yer almasını ve yok sayılmamalarını biz istiyoruz. Onun için yüksek bir sesle hem ilgili bakanlara, hükümetin bu konu ile ilgili yetkililerine, hem kamuoyuna bu konuları çok açık ve sarih bir şekilde ifade ediyoruz. Bundan sonra da ifade etmeye, onların Türkiye'deki sesi olmaya devam edeceğiz. Sözlerimin başında söylediğim gibi, siyasette var oluş sebeplerimizden en başındagelenlerinden bir tanesi de budur. Biz bu fikrimizden, bu misyonumuzdan, bu duruşumuzdan bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da asla taviz vermeyeceğiz. Her zaman, her zaman yani sonuna kadar biz bütün hareketimizin bütün tüm fertleriyle birlikte tüm siyasi gücümüzle, tüm söylemlerimizle biz sizinle beraberiz. Çünkü siz bizsiniz, biz siziz ' şeklinde konuştu.

Hiç yorum yok: