Aslında Kerkük’te özellikle Türkmenlere karşı gerçekleşen terörist eylemleri ve son günlerede hız rayına giren bu eylemler son bir hafta içinde Irak Türkmen Cephesi’nin(ITC) iki bürosuna saldırılmasıyla yön değişmeye başladı.
Malumunuz ki ITC Ramazan bayramı ardından kentte Türkmen aydın ve vatandaşlarına karşı artan terörist eylemlerini protesto göstererek Türkmen halkını caddelere döktü. Yöneticileri ise hükümet ve kentteki emniyet güçlerine karşı medyayı kullanarak sert çıkışlar sergilediler.
Ardından Irak parlamentosu Kerkük çıkmasızlığına girdi..Ama bu çıkmasızlığın ilginç tarafı parlamento başkanı Usame el_Nuceyfi Kerkük’teki olayları incelemek üzere bir komisyon kuruyor..Komisyone gelince Kerkük’e gitmeyi ret ediyor..Sonra Kerkük milletvekilleri gönüllü olarak kente gitme karar alıyorlar.Komisyon Kerkük’e geliyor ve uzun toplantılardan sonra anlaşmayarak kenten ayrılıyor.Ve Türkmenlere karşı devam eden bu eylemlere hükümet sessiz kalmayı tercih ediyor, sonuçta kentteki olaylar daha fazla baş göstermeye gözetiliyor.
Kanımca bu eylemlerin arkasında iyice organize edilmiş bir komplo olduğunu biz Türkmenler olarak görmemiz gerekir. Keza,Kerkük’ten başlamak üzere Irak’ı bölme senaryolarını gerçekleştirmek için yol haritası üssünü kurmak istediklerini de olabilir, Türkmenle de esasta hedef alınmaları bu halkın bölünme senaryolarını karşısında bir engel olaak görüklerini de bu eylemlein satır arasında okuyabiliriz.
Gerçeği istersiniz, Türkmenlerin uyguladığı siyasi harita pek parlak olmadığı rahatlıkla söyleyebiliriz, ayrıca arkalarında bölgedeki bir devletin desteği olmadığını başkalarını bu zaaflardan faydalanıyor.
Konuyu toparlamak gerekirse, son haftada ITC’nin iki bürosunu yerde bir etmelerinin, Türkmenleri istediğimiz zaman istediğimiz yerde kolayca saldırabiliriz mesajı veriliyor. İşte saldırıların tek adresi "Türkmen"
(Kaynak: Biz Türkmeniz, 19.Ekim.2011)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder