Son günlerde yayınlanan bazı yazılar ve yorumlardan anlaşıyor ki bazı aydınlarımız veyada bizden olmadıkları halde kendilerini bizim aydınlarımızdan gösterenler, yanlışlıklarımız ve anlaşmamazlığımızdan dolayı Irak'ta zayıf düşmemizin nedenini TC hükümetine yüklemek istiyorlar, bizden olmıyanlara aferim derim işinizi iyi görüyorsunuz, ama sözüm canım milletimden olan kardeşlerimedir: Aziz bağrı yanık kardeşlerim tahmin ediyorum ki böyle fikirleri savunanların çoğu Türkiye vatandaşı olan Iraklı Türkmenlerdir, bilmeliyiz ki böyle yazılar ve yorumlarla Irak Türklerini TC hükümetiyle karşı karşıya getirmektedirler ve aramazdaki ilişkiyi bozmaktadırlar, anlamadığım bir şeyde var oda Türkiye vatandaşı olanlar neden korkuyorlar neden kod ad kullanıyorlar bildiğim kadarı ile Türkiye demokratik devlettir her kes istediğini söyliyebilir, başka devletlerde yaşıyanlarında kod ad kullanmakta hakları yoktur çünkü kod ad kullanmak soru alemeti gösterir, ricam biz Irak Türklerini Türkiyedeki partizanlığa karıştırmamaktır, onun için rica ediyorum eğer her hangi bir kişi her hangi bir partiyi eleştirmek istiyorsa Türkiye medyasında eleştirmelerini kendi adı ile yayınlasın Irak Türklerini bu işe karıştırmasın, kardeşlerim bize ne Türkiyedeki partiler arasındaki anlaşmamazlıktan?bizemi düşüyor bu? Bizlere ne, Türkiyede ne seçime katılabiliriz nede Türkiyenin dış politikasını etkiliyeceğiz, bizim TC hükümetine karşı koymamız ancak ve ancak bize zarar verir ve karşıtlarımızın yararına olur. Bakınız kardeşlerim son olaylarda ABD , AB hükümetleri ve Türklerin zevalını isteyenler Türkiyeye başsağlığı mesajları gönderdiler, sağduyusu olan her kes biliyor ki onlar Türklerle dost değiller ve Türkiyenin zevalını isterler, bir dönün bizim yazılarımıza ve yorumlarımıza bakınınız allahınıza şimdi vaktimi? Bakınız kardeşler Kıbrıs hareketi başlamadan önce Süleyman Demirel muhalefette idi ve Bülent Ecevit başbakan idi, hareketten bir gün önce biribirilerini kınıyorlardı yerden yere çalıyorlardı, hareket başladığı gün gazeteciler Demirel'e nasıl davranacağını sordular biliyormusunuz ne dedi? Dedi ki (( Siz ne biçim soru soruyorsunuz bana? Ben şimdi askerim sayın başbakan ne emir verirse ona itaat ederim, şimdi devlet savaştadır )), aynı günlerde Ülkücü gençler ile solcular sokaklarda çarpışmakta idiler, Başbuğ Türkeş Bozkurtlarına emir verdi hemen çatışmalrı durdurdular tümüde askeri makamlara baş vurarak devletin emirlerine itaat edeceklerini ve tümünün askere alınmalarını talep ettiler işte, devlet adamları böyle davranırlar, aşk olsun Başbuğ Türkeş'e, aşk olsun Demirel'e hakkatan onlar politikacıdırlar. Biz isek bu günlerde var olma yada yok olma savaşımızı veriyoruz, bakınız nasılda sorumlularımızı yerden yere vuruyoruz, birde bize yardım etmelerini istediğimizler ile nasıl davranıyoruz , vaktimi kardeşlerim böyle davranmamız? artık bizim ne kadar siyasetten anladığımız varmış siz hüküm ediniz. Kardeşlerim her söz her yerde ve her zamanda söylenemez, söylenen sözün yeri ve zamanı vardır, bırakında bu kasırga baş alıp gitsin bakınız neler söyliyeceğim, zan etmeyiniz ben yanmamışım, içim alev alev yanıyor ama şimdilik ancak kendi sorumlularımıza muhatap olmayı yararlı buluyorum onlardan politikacı olmalarını istiyorum fikir taatisinde bulunmalarını diliyorum, milletimizin isteği olan bir çatı altında toplanmalarını rica ediyorum, yeter artık milltimizle siyaset yapmak , annelerimizin bir sözü vardır, derlerdi ki SIYASAT OLASAN sakın sakın SİYASET yapmak yerine SIYASAT olmıyalım.
(Kaynak: Biz Türkmeniz, 24.Ekim.2011)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder