28 Kasım 2011 Pazartesi

Irak'taki intihar saldırısında ölenlerin sayısı 19'a yükseldi

Irak'ın başkenti Bağdat yakınlarındaki Taci kasabasında bomba yüklü bir araçla bugün düzenlenen intihar saldırısında ölenlerin sayısının 19'a yükseldiği bildirildi.
Bağdat'ın 20 kilometre kuzeyindeki Taci kasabasının El Hout cezaevinde, çalışanlar ve gardiyanları hedef alan saldırının bu hafta içinde aynı bölgede düzenlenen 3. saldırı olduğuna dikkati çeken yetkililer, saldırıda 10 polisin öldüğünü geri kalan ölü ve 22 yaralının tamamının sivil olduğunu belirtti.

İsimleri gizli kalmak koşuluyla konuşan polis yetkilileri, daha önce 15 olarak ilan edilen ölü sayısının, saldırı bölgesinde yürütülen enkaz temizleme çalışmaları sırasında yeni bulunan cesetlerle 19'a yükseldiğini kaydetti.

Polis yetkililerince açıklanan son rakamlar, bölge yakınındaki hastanelerde görevli 2 sağlık yetkilisince de doğrulandı.
(Kaynak: Zaman, 28.Kasım.2011)

Irak'ta Yeşil Bölge'de patlama: 1 ölü

Irak'ın başkenti Bağdat'ta Yeşil Bölge'de meydana gelen patlamada bir kişi öldü.
Irak ordusunun sözcüsü Kasım El Musavi, ülkenin en iyi korunan yeri olarak bilinen Yeşil Bölge'de öğleden sonra meydana gelen patlamada, bir kişinin öldüğünü, iki kişinin yaralandığını söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen Iraklı bir güvenlik yetkilisi, patlamada yaralananlardan birinin, o sırada aracına giden bir milletvekili olduğunu kaydetti.

El Musavi, patlamaya neyin yol açtığının henüz bilinmediğini sözlerine ekledi.
(Kaynak: Zaman, 28.Kasım.2011)

27 Kasım 2011 Pazar

Sadun Köprülü - Bizi Bizden Sormalı

Türklük duygusu canda, gönülde atan kardeş
Çalışıp yorulmayla, dilin benimsemeli
Cennette yeri olur, korkmadan ölen kardeş
Kendisin yiğit bilen, canın kurban vermeli

Her onurlu Türklerin, kutsal görevi vatan
Bu toprağın uğrunda, atamız döktüler kan
Türkiye’m her yerinde, uyanmış yıllar yatan
Yüce tarih boyunca, haydi şehit demeli

Gece gündüz durmadan, yurt Türklükçün çalışan
Mezarında rahattı, anne dilin alışan
Bizlere kan kardeşti, sevgi, ümitle coşan
Her kes bayrak toprakla, Türk kardeşin sevmeli

Öteki milletlerle, gözün aç bak her yöne
Her kes yorgun çalışır, öğrenir düşer öne
Oğul, kızın kucakla, özlemler varsın sona
Geçmişini bilmeye, tarihlerde görmeli

Bak kardeş Türkler diye, temiz olan dil bizim
İnan her çalışkan, her yorulan el bizim
Bayrak, toprakta bizim, deniz, gök, yer, yol bizim
Haydi de bir ağızdan, Türk’ü, Türk’ten sormalı

Milleti candan seven, Türklüğü duyan kardeş
Ulu Tanrı adıyla, çalışıp düşün Atan
Yurduna kan vermekte, uykudan kardeş uyan
Sende milletin düşün, yer yurdunu almalı
(Tarih: 27 Kasım 2011)

El-Irakiye’den Şam’a destek

Irak Parlamentosundaki el-Irakiye grubu milletvekillerinden Fettah eş-Şeyh, İran, Irak ve Suriye eksenine yönelik baskıların artmasına rağmen Bağdat’ın Şam’ın yanında yer alacağını söyledi.

İyad Allavi liderliğindeki el- Irakiye grubu milletvekillerinden Fettah eş-Şeyh, Suriye’de yayımlanan el-Vatan gazetesine verdiği demeçte Suriye’ye yönelik baskıların arka planında İsrail’e karşı ulusal birliğe ve özgürlüğe dayalı bir tutum içerisinde olan Arap liderlik tarzını ve modelini ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.

Irak’ın Suriye ile olan stratejik ilişkilerini kesmeyeceğini belirten el-Irakiye grubu milletvekili eş-Şeyh, Suriye’nin siyasi ve ekonomik açıdan ilerlemeler kaydettiği bir aşamada düşmanların Suriye, Irak ve İran eksenine yönelik baskılarını arttırdığını söyledi.

Fettah eş-Şeyh, “Suriye halkı bu tür komplolar karşısında uyanık olmalıdır ve şu an hedefte olan Suriye halkı ve Suriye’nin ilerlemesidir” dedi ve Suriye halkından birlik ve beraberliklerini korumasını istedi.

 Irak hükümeti de daha önce Arap Birliği’nin Suriye’ye uygulayacağı yaptırımlara katılmayacağını açıklamıştı.
(Kaynak: Yakın Doğu Haber, 27.Kasım.2011)

Avrasya Kardeş Kültürler İzmir Buluşması

24 – 27 Kasim 2011 Tarihi arasında İzmir’de gerçekleşen AVRASYA KARDEŞ KÜLTÜRLER İZMİR BULUŞMASI gerçekleşmiştir. bu ekinliğe 20 civarı ülke ve il katılımda bulunmuştur. İzmir’de eğitim gören Türkmeneli öğrencileri, Irak Türkmenlerini temisil ederk katılmıştır. Bu buluşmada (kitap, dergi, gazete, Türkmen milli kıyafet ve Türkmeneli’den seçilmiş tarihi yerlerin geleneksel yemeklerin fotoğrafları) sergilendi. Ayrıca Türkmen şehitlerini tanıtan broşürler dağıtıldı.

Bu festivale katılan öğrenciler Türkmence şiir, horyat ve türküler söyleyerek oradaki bulunanların ilgi ve beğeneni kazandı. Etkinlikte bize büyük katkıda bulunan başta olmak üzere Kerkük Vakfı Genel Sekreteri sayın Dr. Suphi SAATÇİ ve İstanbul’daki Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı sayın Mehmet TÜTÜNCÜ’ye sonsuz şükranlarımızı bildiriyoruz.
İzmir Öğrenci Temsilcisi
Ali Dakuklu
(Kaynak: Erbil Gazetesi, 27.Kasım.2011)

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'den Türkiye'ye 5 maddelik görüş

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'nin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaptığı görüşmelerin ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı.

Görüşmelerde liderlerin yanında bulunan Bölgesel Yönetimin Başkanlık Divanı Başkanı Dr. Fuat Masum, "Başkan Barzani, Türkiye ile PKK arasında uzun süreli bir ateşkes sağlanması için çaba harcıyor" dedi.

Kuzey Irak'ta yayımlanan Rudaw gazetesine açıklamalarda bulunan Dr. Fuat Masum, Barzani'nin Türk yetkililerle yaptığı görüşmelerde Kürt sorununun siyasi çözümünden bahsettiğini söyledi.

Barzani'nin, Türk yetkililere 5 maddelik görüş bildirdiğini söyleyen Dr. Masum, bunları şöyle açıkladı:

"1- Askeri yöntem çözüm getirmez.

2- Ne askeri çözüme inanıyoruz ne de bu yola dahil oluruz.

3- Bu sorunun barışçıl ve diyalog yöntemi ile çözülmesi gerekiyor.

4- Kürdistan Bölgesi hiçbir şekilde komşu ülkelere karşı silah kullanan grupları desteklemez.

5- Silahlı yönteme inanmıyoruz ve bu yolla sonuç alınmaz."

Dr. Fuat Masum, Barzani'nin görüşmelerinde siyasi yöntemin esas alınarak güvenlik sorununun da çözüleceğini belirttiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kürdistan bölge başkanı Mesut Barzani, Türkiye ile PKK arasında uzun süreli bir ateşkes sağlanması için çaba harcıyor. Uzun süreliden kasıt iki ya da üç aylık bir ateşkes değil, önü açık uzun süreli bir ateşkestir. Başkan Barzani'nin Türkiyeli yetkililer ile yaptığı görüşmelerde Kürt halkının çıkarlarına karşı hiçbir söz söylemedi ve zaten Kürt halkının çıkarına karşı hiçbir şekilde konuşmaz. Her yerde Kürt halkının haklarından bahsetti ve bunu savundu. Biz Kürdüz ve Türkiye'de de Kürtler var. Ancak, unutmamamız gerekir ki bu Türkiye'nin iç meselesidir ve sonuç olarak Türkiye'deki Kürt ve Türk siyasi güçlerin anlaşması gerekiyor. Başkan Barzani, Türkiye Kürtlerinden habersiz Türkiye hükümeti ile görüşmeler yapmıyor. Ancak, Barzani sürecin başlamasını amaçlıyor ve süreç başladığında çözümün bir bölümünü oluşturacak."
Kaynak: İnternet Haber, 27.Kasım.2011)

Türkmen öğretmenlerin aydın ve bilinçli bir toplum yaratmadaki rollerine işaret edildi

27.11.2011 günü ITC Erbil Kol Sorumlusu Azat Küreci, Türkmen Öğretmenler Birliği Başkanı Abdüsselam Samat Bayraktar ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti.
Konuk heyet ziyarette ITC Erbil kolunun yeniden faaliyetlerine başlamasını tebrik ederek, başarılar diledi.
ITC Erbil Kol Sorumlusu Azat Küreci ise, heyete ziyaretinden dolayı teşekkür ederek, Türkmen toplumunu temsil eden farklı meslek kesimleri arasında görüş alışverişin sıklaştırılmasını istedi. Küreci, bunun haklı davamıza katkısının büyük olacağını vurguladı.
Öğretmenlerin aydın ve bilinçli bir toplum yaratmak için gösterdikleri gayrete de işaret eden Küreci, "Zira milletler kültürleriyle mukayese olur" dedi.
Ziyarette ayrıca Türkmen toplumunu ilgilendiren konular da görüşüldü.

ITC Erbil Kolu Enformasyon Bürosu
(Kaynak: Biz Türkmeniz, 27.Kasım.2011)

Mehmet Seman Ağa Köprülü - ITC Başkanına Açık Mektup

Değerli Sorumlularım....

Bilindiği üzere , Irak Türkmen Cephesinin yeni yönetimi alt ay deney süreci doldurdu.Diğer bir deyişle , yeni yönetimin ilk alt ayı altın değerindedir.Tabii , öncelikle bu gerçeğin farkında olmak, iyi niyetli , kararlı ve sorumlu bir yönetim ve teşkilatçı anlayışını içtenlikle benimsemek gerekir.

Fakat sürekli yalpalayan , kime ve neye hizmet edeceği konusunda ciddi tereddütler geçiren ITC yönetiminin elinde çok önemli fırsatlar malesef heba edilmiştir.Bu kafa yapısıyla , Türkmenlerin bulunduğu bölgelerdeki sıkıntıların giderek daha fazla artması kaçınılmazdır.Çünkü önümüzdeki dönem için de ümitvar olmayı gerektirecek herhangi bir ciddi belirti yoktur.Özellikle de bölünmeye gidecek olan ülkemiz vede kurulacak olan federelerde nelerin bizleri beklediğini açıkça bilemeyiz.

Ben sadece yıkıcı bir eleşti yamamakla beraber yapıcı bir eleştiri ve sorumluluk taşıyan bir zihniyetle ITC başkanının leyhine ve davamızın gerektiği şekilde konuşmak istiyorum.Bu nedenle öncelikle ITC'nin milletvekilleri arasında yaşanan gereksiz tartışmaların, kaybedilen zamanların ve memlekitimizi teslimiyetçi polatikalara mahküm etmemek için ve siyasi anlayışın makül bir izahını yapmak için acil düzeltmelere başlamak gerektiğini düşünüyorum.Bu büyük bir sınav süreci olunacaktır.Bu süreçte yenilenmek isteyen ITC yeni yönetimi birlik beraberlik içerisinde davranıp tecrübeli yetenekleri bir araya toplayıp harekete geçmek lazım.Üstelik genç kadroları daha doğru yerlerde bulundurmak, başı boş bırakmamak ve desteklemek şartıyla.Hazırlıksız ve beceriksiz bir dönem geçirmemek istiyorsak tüccar-siyasetçi anlayışıyla çalışmamak ,beyhude bir çabadır.Hepisinden önemli olan yüce milletimize geri dönmek ve onlarla sürekli bir şekilde düzenli toplantılar yapmak ve onların görüşlerine ve sıkıntılarına önem vermek ve duymak en önemli görevimizdir.Milletimizi toplamak ise sivil toplum örgütlerinin ve ITC bürolarının işidir, ancak bu görevi yerine getirmek için onların sıkıntılarını da duymak ve gidertmek en önemli husustur.

Bunanla beraber, ITC siyasi zihniyetinin ekran ve mikrofon müptelalığından, rahat tavır değiştirme ve pembe tablolar çizme gayretkeşliğinden uzak durmak gerekir.Ülkemizin içinde bulunduğu sorunların ve tehditlerin milletimiz tarafından yeterince algılanmasını engellemektedir.Oysa ki çok önemli konuları milletimize açıklamak gerektiğini düşünüyorum.Ayrıca yandaş medyanın( Türkmeneli uydusu ve yerel televizyonu ) ciddi tutarsızlıklara dayanarak vede bir kısım sivil toplum örgütü ile güvenip hareket etmek yeterli olmadığını düşünüyorum.Aksine herkese aynı gözle bakılmasını tavsiye ederim.

Bu hasasiyetimi bir genç milliyetçi kardeşiniz olarak algılamanızı temenni eder.Saygılar Sunarım.
(Kaynak: Biz Türkmeniz, 27.Kasım.2011)

Kuzey Irak Kürt Yönetimi: PKK Sorunu Diyalogla Çözülmeli

Kuzey Irak'taki Kürt Bölgesel Yönetimi'nin Dışişleri Bakanı Falah Mustafa Bakır, PKK meselesinin Türkiye'nin "iç sorunu" olduğunu, askeri çatışmalarla değil, diyalogla çözümlenmesi gerektiğini belirtti.
Kuzey Irak'taki Kürt Bölgesel Yönetimi'nin Dışişleri Bakanı Falah Mustafa Bakır, PKK meselesinin Türkiye'nin "iç sorunu" olduğunu, askeri çatışmalarla değil, diyalogla çözümlenmesi gerektiğini belirtti Kuzey Irak'taki Kürt Bölgesel Yönetimi'nin Dışişleri Bakanı Falah Mustafa Bakır, PKK meselesinin Türkiye'nin "iç sorunu" olduğunu, askeri çatışmalarla değil, diyalogla çözümlenmesi gerektiğini belirtti. Bakır, "Demokratik seçimler, Parlamento ve seçilmiş Kürt politikacılarının olduğu Türkiye'de en iyi yol demokratik araçlar kullanmaktır." dedi.

Falah Mustafa Bakır, "Kurdish Globe" ile yaptığı mülakatta bir soruyu yanıtlarken PKK meselesinin Türkiye'nin "iç sorunu" olduğunu söyledi. Buna karşın PKK ve Pjak gibi grupların "Kürdistan Bölgesi"nin sınırlarında varlık gösterdikleri için barışçıl çözümlerin bulunması amacıyla ellerinden geldiği ölçüde yardımcı olmak istediklerini ifade etti.
-"ÇATIŞMALARA YETER DEMEK LAZIM"-
Hükümetler ve siyasi örgütlerin, barış ve diyalog yoluyla birçok mesafe sağlanabileceğini anlamaları zamamının geldiğine inandıklarını vurgulayan Bakır, çatışmaların sürmesi halinde sonucunun daha çok kan olacağını belirterek "Bir noktada yeter demek, başka bir yol deniyelim, demek lazım" şeklinde konuştu. Bakır, şunları da söyledi:
"Demokratik seçimler, Parlamento ve seçilmiş Kürt politikacılarının olduğu Türkiye'de haklar için mücadele etmenin en iyi yolu, parlamentoda, medya ve sivil toplum dahil, demokratik araçlar ve barışçıl yolları kullanmaktır. Barışçıl yollarla başarılabilecek birçok şey var ve öldürmek hiçbir zaman bir çözüm getirmez."
-"Başbakan Erdoğan CESUR ADIMLAR ATTI"-
Mülakat sırasında "Türk hükümeti, bu soruların çözümü için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan demokratik girişimler ve atılan cesaret verici adımlar ile (Kürtlere) uzanma isteğini ortaya koydu" diyen Bakır, ancak bu bir gece gerçekleştirebilecek bir süreç olmadığını belirterek "Zaman alır ve sabır, azim, çok çalışmak ile karşılıklı güven ister" şeklinde konuştu.
Bakır, bu bağlamda taraflar arasında güven oluşturulması gereğinin altını çizdikten sonra bölgesel yönetim olarak Türkiye ile ilişkilerinin güçlü olmayı sürdürmesinin taşıdığı öneme vurgu yaptı.
(Kaynak: Erbil Gazetesi, 27.Kasım.2011)

Irak’ta beş kadından biri fiziksel ya da psikolojik şiddet kurbanı

Irak’ta beş kadından birinin fiziksel ya da psikolojik şiddetin kurbanı olduğu bildirildi.

Kadın Haklarından Sorumlu Bakan İbtihal Gased el Zeyidi, Irak’ta beş kadından birinin fiziksel veya psikolojik şiddete maruz kaldığını, bu durumun aile ve toplum için büyük tehlike teşkil ettiğini belirtti. Zeyidi, kadınlara yönelik şiddetle mücadele konulu konferansta yaptığı konuşmada, "şiddeti, aile bireylerinin; babanın, erkek kardeşin, eşin ya da erkek çocuğun gösterdiğini" vurguladı.
Konferansta söz alan Irak Başbakanı Nuri el Maliki de, kadınlara yönelik şiddetin bir kültür sorunu olduğunu belirterek, kadınlara şiddet gösterenlerin bunun kötü birşey olduğunu anlamaları için medyanın, siyasilerin ve din adamlarının sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarına göre Irak’ta şiddet eylemleri son yıllarda genel olarak azalsa da, kadınlar tecavüze uğramaya, küçük yaşta evliliğe zorlanmaya, kaçırılmaya devam ediyor.

Eşleri veya erkek çocukları kaçırıldıktan ya da öldürüldükten sonra ailenin sorumluluğunu üstlenen kadınların çoğunun sosyal hizmetten yoksun oldukları belirtiliyor.
(Kaynak: Erbil Gazetesi, 27.Kasım.2011)

Talabani ABD çekilmesi

Amerikan Ordusu'nun Irak'tan çekilmesine sayılı günler kala, konuya ilişkin bir açıklama da, Cumhurbaşkanı Celal Talabani'den geldi. Talabani, askeri komutanların kendisine gönderdikleri raporlarda, Amerikan hava ve deniz kuvvetlerine ihtiyaç duyulduğunu belirttiklerini söyledi.

''Irak'ta, Amerikan hava ve deniz kuvvetlerine ihtiyacımız var.'' Adeta bir itiraf niteliğindeki bu açıklama, ülkedeki en üst düzey yetkili olan Talabani'den geldi. Amerikan Ordusu'nun Irak'tan çekilmesine sayılı günler kala, konuya ilişkin bir açıklama da, Cumhurbaşkanı Celal Talabani'den geldi. Talabani, askeri komutanların kendisine gönderdikleri raporlarda, Amerikan hava ve deniz kuvvetlerine ihtiyaç duyulduğunu belirttiklerini söyledi.
Bir televizyon kanalına röportaj veren Talabani, Amerikalı eğitmenlere de ihtiyaç duyduklarını kaydetti. Kendisine gönderilen raporların Başbakan Nuri Maliki'ye de gönderildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, Maliki ile birlikte bu durumu siyasi kitle liderlerine de haber vermeye çalıştıklarını, ancak siyasi kitlelerin Amerikan Askerleri'nin çekilmesinde ve Irak'ta kalacak Amerikalı eğitmenlere dokunulmazlık verilmemesinde ısrar etmeleri nedeniyle, bu konuda bir sonuç elde edilemediğini söyledi.
Maliki'nin önümüzdeki ay Washington'a gerçekleştireceği ziyaret sırasında, Amerikalı eğitmenler konusuna bir çözüm bulmaya çalışacağını da belirten Celal Talabani, Irak Güvenlik Güçleri'nin Amerikan Ordusu'nun Irak'tan çekilmesinin ardından, ülke güvenliğini sağlayabileceğinden umutlu olduğunu da sözlerine ekledi.
(Kaynak: Türkmeneli TV, 27 Kasım 2011)

Kardeşlik Ocağı Tanışma

Irak Türkmen Cephesi başkanı Erşet Salihi’nin riayeti ve katılımıyla  başkent Bağdat’ta öğrenci tanışma töreni düzenlendi.Türkmen Kardeşlik Ocağı’nda yapılan ve Türkmeneli Öğrenci Ve Gençler Birliği tarafından düzenlenen tanışma törenine çok sayıda yetkili ve öğrenci katıldı.

Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği Bağdat Kolu başkenteki öğrencilere tanışma töreni düzenledi.Tanışma töreni Irak Türkmen Cephesi başkanı Erşet Salihi’nin riayeti ve katılımıyla yapıldı.Kutalamaya Türkmen Kardeşlik Ocağı başkanı Dr.Mehmet Ömer Kazancı katıldı.Türkmen Kardeşlik Ocağı’nda yapılan tanışma törenine çok sayıda yetkili ve öğrenci katıldı.Tanışma töreni Kuranı kerimden ayetler ve tüm şehitlerin ruhu için Fatiha suresinin okunmasıyla başladı.

Tanışma törenine katılan Irak Türkmen Cephesi başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşet Salihi kürsiye gelerek bir konuşma yaptı.Salihi konuşmasında Türkmen gençliğinin bu büyük milletinin geleceğinin tek garantisi olduğunu söyledi.

Türkmen gençliğinin Türkmen davası yolunda en önemli ve güçlü faktör olduğunu konuşmasında ifade eden başkan Salihi gençlerin atacakları her adımda çok bilinçli olmaları gerektiğini söyledi.

Türkmen Kardeşlik Ocağı yönetim kurulu üyesi Dr.Sabah Kerküklü yaptığı konuşmada Türkmen Kardeşlik Ocağı’nın 1960 yılında kuruluşundan bugüne kadar Türkmen davası ve kültürü için vermiş olduğu çalışmadan bahsetti.
Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birilği Bağdat kolu sorumlusu Yahya Kemal Beyatlı Türkmeneli televizyonuna yaptığı konuşmada bu tür ektikliklerin gerçekleştirme amacına değindi.Beyatlı ayrıca,bu tür çalışmalarla büyük bir şehir olan Bağdat’taki tüm Türkmen öğrencilerini bir araya getirme ve bunların birbirleriyle kaynaşmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği İdare ve Maliye sorumlusu Mustafa Bayraktar yaptığı açıklamada bu çalışmaların daha önce Musul’da yapıldığını ve bunun benzerelerinin de gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.
(Kaynak: Türkmeneli TV, 27 Kasım 2011)

Spor Bakanı Kerkük'te

Spor ve Gençlik Bakanı Casım Muhammet Cafer bugün Kerkük'teydi. Cafer, Kerkük'ün Şorav Bölgesi'nde siyasi tutuklular için inşa edilen, Ahrar Toplu Konutu'nun temel atma törenine katıldı. 250 konutun inşa edileceği toplu konut projesini, bir Türk şirketi gerçekleştiriyor.

Spor ve Gençlik Bakanı Casım Muhammet Cafer, bugün Kerkük'ü ziyaret etti. Cafer'in Kerkük'teki ilk durağı Valilik Binası oldu. Cafer burada, Kerkük Valisi Necmettin Kerim, Kerkük İl Meclis Başkanı Hasan Turan ve Kerkük İl Meclis üyeleri tarafından karşılandı.

Spor ve Gençlik Bakanı daha sonra, Kerkük'ün Şorav Bölgesi'nde siyasi tutuklular için inşa edilen, Ahrar Toplu Konutu'nun temel atma törenine katıldı. 250 konutun inşa edileceği toplu konut projesi töreni, Kur'an-ı Kerim'den okunan ayetlerle başladı. Okunan ayetlerin ardından, şehitlerin ruhuna Fatiha Süresi okundu.

Spor ve Gençlik Bakanı Casım Muhammet Cafer yaptığı konuşmada, hayata geçirilen toplu konut projesine ilişkin bilgi verdi.

Kerkük İl Meclis Başkanı Hasan Turan ve Kerkük Valisi Necmettin Kerim, Kerkük'le yakından ilgilenmesi nedeniyle Spor ve Gençlik Bakanı'na teşekkür etti.

Özal Grup Şirketi Ceo'su İlhami Aktürk ise yaptığı konuşmada, gerçekleşen proje hakkında ayrıntılı bilgi verdi.
(Kaynak: Türkmeneli TV, 27 Kasım 2011)

Irak Havayolları Türkiye'ye 3 yıl sonra kendi uçağıyla uçuyor

Irak yönetiminin, Türk Hava Yolları (THY), Atlasjet, Pegasus ve MNG Kargo'ya getirdiği 'uçuş yasağı krizi' geçici olarak çözüldü.
Türk petrol şirketlerinin Irak'ın kamu malları üzerine koydurduğu haciz kararını kaldırması üzerine Irak Air Ways de, 3 yıl aradan sonra ilk defa kendi uçağıyla İstanbul'a sefer düzenledi.

Irak Devlet Petrol Pazarlama Şirketi'nin (SOMO), 4 Türk petrol şirketine olan 23 milyon dolar borcunu ödememesi üzerine Irak'ın kamu mallarına yönelik alınan haciz kararı, geçen pazar günü iki ülke arasında gerçekleşen uçuşların durdurulmasına sebep olmuştu. Sorunun çözülmesi amacıyla iki ülke arasındaki diplomasi trafiği de sonuç vermeyince Irak Yönetimi, Türk şirketlerinin aldırdığı haciz kararının kaldırılması amacıyla Türkiye'ye 1 hafta süre tanımış, uçuşlara geçici izin vermişti. Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün (SHGM) girişimleri üzerine Irak uçuşlarındaki kriz çözüldü. Irak'ın kamu mallarına haciz koyduran 2 Türk şirketi ile görüşen bakanlık yetkilileri, borçların tahsili konusunda Irak Maliye ve Petrol bakanlıkları ile de temas kurarak ikna yoluna gitti. Yürütülen yoğun görüşmelerin sonuç vermesi üzerine Türk petrol şirketleri, mahkeme kararıyla koydurdukları haciz kararını geçen salı kaldırdı. Bu girişim üzerine Irak yönetimi de, uçuşlar konusunda 1 hafta süre tanıdığı Türkiye'ye yasağın tamamen kaldırıldığını bildirdi. Uçaklarına el konulacağı korkusuyla yaklaşık 3 yıldır kiralık uçaklarla Türkiye'ye sefer düzenleyen Irak Air Ways de, anlaşma üzerine geçen cuma kendi uçağıyla İstanbul Atatürk Havalimanı'na sefer düzenledi. Bakanlık yetkilileri, Türk petrol şirketlerinin Irak'ın kamu malları üzerine koydurduğu haczi kaldırdığını, ancak sorunun tamamen çözüme kavuşturulamadığını söyledi. Türk şirketler ile Irak Maliye ve Petrol bakanlıkları yetkililerinin geçen perşembe ve cuma toplantı düzenlediğini ifade eden yetkililer, "Borçların en kısa sürede ödenmesi konusunda her iki taraf durum değerlendirmesi yapıyor. 4 Türk şirketinin yaklaşık 23 milyon dolarlık alacağı kesin takvime bağlanması ile kriz tamamen çözüme kavuşacak." dedi. Irak'tan parasını alamayan 4 petrol şirketinden ikisi, alacakları için mahkemeden haciz kararı çıkarmıştı. Irak milli havayolu şirketi Irak Air Ways de, uçaklarına el konulmaması amacıyla Türkiye'ye kiralık uçaklarla sefer düzenlemeye başlamıştı.
(Kaynak: Zaman, 27.Kasım.2011)

En fazla motorin İsrail'den ham petrol İran'dan alındı

Motorin ithalatında İsrail öne çıkmaya başladı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) resmî verilerine göre; eylülde en fazla motorin İsrail'den, ham petrol ise İran'dan alındı. EPDK kaynakları, motorin ithalatının İsrail'e kaymasını, düşük kükürtlü üretime (10 ppm) bağladı. İsrail'den motorin alımı eylülde ağustos ayına göre yüzde 204 oranında artış gösterdi. İran'dan yapılan ham petrol ithalatı ise aynı dönemde yüzde 9 oranında geriledi.

EPDK, Eylül 2011 Petrol Piyasası Sektör Raporu'nu tamamladı. Zaman'ın yeni hazırlanan EPDK raporundan derlediği bilgilere göre, eylül ayında en fazla motorin İsrail'den alındı. İsrail 188 bin 434 ton motorin ithalatı ile ilk sırada yer alırken bu ülkeyi 139 bin 480 ton ile Hindistan ikinci sırada, 105 bin 42 ton ile ABD üçüncü sırada izledi. Eylülde benzin, motorin, jet yakıtı ve fuel-oil olarak ithal edilen toplam akaryakıt miktarı ise 725 bin 642 ton oldu.

Türkiye, Eylül 2011'de ham petrol ihtiyacının büyük bir bölümünü İran'dan karşıladı. Üst kurul raporuna göre eylülde ithal edilen toplam 2,5 milyon ton ham petrolün 743,8 bin tonu İran'dan alındı. İran'ı 410,4 bin ton ile Rusya Federasyonu, 192,2 bin ton ile Irak izledi. Petrol ihtiyacının yaklaşık 1,1 milyon tonu ise 19 değişik ülkeden karşılandı. Toplam ithalatı (akaryakıt ve ham petrol olarak) önceki aya göre yüzde 6 artış gösterdi. Toplam ithalatta en fazla artış, yüzde 403 artışla Rusya'da yaşandı.
(Kaynak: Zaman, 27.Kasım.2011)

PKK’yı ikna ettik

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, PKK ile Türkiye arasında görüşmeler yaptıklarını açıkladı

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, PKK ve Türkiye ile görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Silah bırakma konusunda PKK’yı ikna etmekte başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarı yarıya başarılı olmuş sayılırız. Bu konuda kardeşim Mesud Barzani ve Berham Salih Türk tarafıyla iyi çalışma yürütüyor” dedi.

Talabani, Irak’ın yarı resmi kanalı olan El Irakiye televizyonuna yaptığı açıklamada, batının ya da Türkiye’nin Suriye’ye askerî müdahalede bulunmasına karşı olduklarını kaydetti. Talabani, “Suriye halkının haklı demokratik taleplerinin yanında olduklarını, Suriye’deki sorunların batılı askeri müdahale yerine Arap girişiminin çabalarıyla daha kolay çözülebileceğine inandıklarını” ifade etti.
(Kaynak: Taraf, 27.Kasım.2011)

Mahmut Uğur Karadağ - Duyan var mı sesimi?

Ne zamana kadar biribirimize güvencimiz olmayacaktır? daha ne kadar zaman biribirimizi yıkmağa çalışacağız? bunu bilmem ama bildiğim gerçek odur ki elimizde vakit kalmamıştır dolayısıyla ya bir arada toplanacağız veyada sonumuz gelmek üzeredir. Orta doğunun kızıştığını her kes biliyor, Orta doğu devletlerni kantonlara bölmek senaryoları gizlilikten öteye aşikâr olarak konuşuluyor, pek iyi eğer ALLAH korusun Irak parçalanırsa biz Türkmenlerin durumu ne olacaktır? Hangi parçaya bağlanacağız? Hangi güc Türkmenleri boyundurluğu altına alacaktır? Demeyiniz Türkmenelini kuracağız çünkü bizim ne milis kuvvetlerimiz vardır nede birlik içindeyiz. Açık konuşmak gerekirse Türkiye'ye bel bağlamakta düşüncesizlik olur, zira eğer ALLAH göstermesin Ortadoğu devletleri parçalanırsa Türkiye hükümeti bile oluşacak kaos içinde ancak ve ancak kendi devletini korumak çabasında olacaktır. Başka milletlerede bel bağlamakta akılsızlık olur çünkü Türkün Türkten başka dostu yoktur, bir ata sözümüz vardır der ki El oğlunu beslemekle oğul olmaz, büyüyünce bırakıp gider. Biz böyle dağınık kalırsak gücsüz kalırız Külde tepecik olmaz.. Sakın sakında, bize düşman olanlara itimat etmek, çünkü Eski düşman dost olmaz. Dolayısıyla ITC'nin, partilerimizin ve kuruluşlarımızın yetkililerine nasihatım çabuk davranmaları ve birlik içinde olmalarıdır, eski günler geride kaldı, artık senlik benlik ortadan kalkmalıdır en yakın zamanda milis kuvvet kurmaları gerekiyor eğer bunu yapamassalar tüm binalarını kapatsınlar ve gidip evde otursunlar çünkü şimdi kapatmasalar yarın zoraki olarak tüm kurumlarımız kapatılacaktır. Söylemedi demeyiniz açık olarak söylüyorum ya birlik içinde olacaksınız ve kuvvetli olacaksınız veyada istikbalımız ve varlığımız tehlikede olur, ilk baştanda bu ateşte siz yanacaksınız, tarih sizi af etmiyecektir, millette sizi lanetliyecektir, biz gariban Türkmen halkı ezilmeye mahkûm olursakta yarın ulu milletimizden bir bahadır çıkacak ve şanımıza layık olarak bizi birleştirerek hakkımızı alacaktır O zaman sizler utanmışa kalacaksınız, temennim daima gözde güzide olmanızdır, artık hanginiz Türkmenleri toplayacaktır? Duyan varmı sesimi, duyan varsa haydı ileri marş.
(Kaynak: Biz Türkmeniz, 27.Kasım.2011)

26 Kasım 2011 Cumartesi

Sadun Köprülü - Irak Türklerine Uygulanan İnsan Hakları İhlalleri sürmektedir

Tarihten önce bu topraklarda Yaşayan Irak Türkleri her türlü
Asimilasyon,       soykırım,  katliamlara maruz kalmışlardı. günümüze
Kadar 24 soykırım, katliam gören Irak Türkleri,  şimdide
Türklüğünü, milli mücadele davasını vermiş olduğu şehitlerin kanıyla
Her türlü baskıya rağmen Savunmaktadır.

Irak Türkleri Irak devletinin 1926 yılında kurulduğundan bu yana hiç
Bir Bağdat yönetimine karşı durmayarak,
Silahlı eyleme katılmayan tüm haklarını demokratik yollardan elde
Edilmeye çalışmışlardır.

Türk milletine inanarak, tüm amaç ve arzuları, milli ve kültürel
Kimliklerini koruyarak, kendi topraklarında özgürce yaşamayı umut
Etmişlerdir.

Irak Türkleri her bir dönemde çile acılarla yaşayarak, Irak Türklerine karşı Irak Başına gelen iktidarlar her
türlü baskılarla acımasız, işkence,  sinsi yok etme politikayla, insanlık dişi ve ürpertici
Kıyıcı politikalar uygulayarak, bu kimsesiz, tek başına kalan bu
Milleti yok etmeye hala baskılar sürerek ve birçok anayasal haklarına
Kavuşmayarak Irak'ta Saddam döneminde Araplaştırma politikası, yerine
Amerika işgalinden sora Kürt politikası devam ederek, her türlü
Baskılar, Irak Türklerini aleyhine hareket etmektedir.

Irak rejimi, nüfusları 3 milyonun üstünde olan ve ülke toplam nüfusunun %15
ünü oluşturan Irak Türklerinin kimliğini,  varlığını açıkça inkâr
Edilerek, Irak'ın hukuk sisteminde Türklerin gözerdi olduğu
Anayasasıyla açıkça meydana koymaktadır.

Irak başına gelen bu dikta rejimler böylece, çok açık ve net olarak
Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen insan hakları Evrensel
Beyannamesi günümüze kadar ihlal etmektedirler.

Aydın Türk insanının baskıyla kaçırtması, para fidye vermesi, baskı
Patlama olayları korkusuyla kendi yerini, yurdunu, köyünü, toprağını bırakarak Türkiye,
ve üçüncü Avrupa devletlerine uzaklaşmasıyla böylece nüfusunun sayımda
çok az görünmesiyle, Ana yurtları Olan, Kerkük, Erbil, Musul,
Altunköprü, Tuzhurmatu, Telafer Türkmeneli bölgelerine yüz binlerce
Kürtler, Araplar yerleşmektedir, günümüze kadar 800 yüz bin olan
Kerkük Türk şehrinin nüfüsü günümüzde 1 milyon 700 bine çıkmış yüzde,
Yüz bir Türk şehri Kerkük'e 700 benin üstünde Irak'ın her bir
Yerinden, komsu ülkelerden Kürtler akın ederek, yerleşmişlerdir tapu,
Nüfus dairelerini yakıp, yandırarak, mezar taşlarını bile kırarak
Türk kimliğini ortadan kaldırmaya uğraşmaktadırlar.

Irak Türkleri ana problemi büyük ölçüde buradan, yani Irak
Anayasasında Türklerinin etnik kimliklerini, anayasal ve politik
Haklarını tanımamasıyla eşit olarak başkaları gibi yaşamayı istiyorlar.

Irak Türkler
1- Doğru bir
Sayım olursa Irak Topraklarında nüfusunun % 17 sini kapsayacaktır.
Baskıyla yok sayılmakta olarak,
Irak içinde hiç bir platformda genel haklarını tam doğruca savunmamaktadırlar, birçok
Toprakları Araplar, Kürtler tarafından el koymuştur hala bu haklar
Almadan verilmemiştir.
2-Irak devletinin kurulusundan bugüne kadar 85 yıl içerisinde Irak
Başına gelen bütün iktidarlar hükümetler tam olarak haklarını
Vermemişlerdir.

3-Irak'ta kraliyet döneminde bile Türkler genel olarak haklarına kavuşmayarak,
Yene o dönemde bir parlamento vardı. Ve Türklerden bile o dönemde iki
Ya da üç milletvekili meclise bulunmaktaydı.

1958 de Irak
Cumhuriyetinin kuruluşu ile böylece Türklere hiç bir zaman mecliste
Temsil hakkı verilmedi,

Irak Türkleri, kraliyet döneminde her türlü anayasal haklardan yoksun
Kalarak, bu dönemde de 1924 ve 1946 yıllarında Türklere karşı iki
Katliam gerçekleşti ve Türk aydınları işlerinden oldular ve Irak'ın
Güneyine sürüldüler ve zorunlu olarak yaşadılar.

Cumhuriyetin döneminde Irak rejimi Türk aydınlardan yüzlercesi sürgüne
Gönderildi, memurları toplu olarak güney atandılar. Kerkük'te Türkçe
ve Arapça çıkmakta olan gazeteler, dergiler kapatıldı 14 Temmuz 1959
günü Kerkük'te korkunç bir katliam 3 gün geceli, gündüzlü olarak
Yaşandı. Yüzlerce Türkler her türlü baskıyla, canavarca öldürüldü,
Sürüklendi,
Asıldı, kesildi,  bu katliamı, Komünistler ve Kürtler Molla Mustafa
Barzani tarafından uyguladılar.

Irak Türkleri daha acısını 35 yıl çile, baskısı, katliamı, soykırımı,
Baas partisinin 1968 yılında yapmış olduğu bir darbeyle Irak
yönetimini ele alarak, kıyıcı  rejim 1968 ve 1990 tarihli
Anayasalarında, 3 milyon Türkleri yok sayarak, Irak halkı Arap ve
Kürtlerden oluştuğunu söyleyerek, Türkleri anayasal haklarından yoksun
Ederek, ve dünyanın gözü önümde  Türkleri asimile etme, Türk
Bölgelerini Araplaştırma ve 3 milyon Türkü çeşitli yollarla yerinden
Yurdundan ederek, bölgenin etnik yapısını değiştirerek, oraları
Araplaştırma çalışarak yüz binlerce Arapları, Arap devletlerinden ve
Irak'ın güneyinden ev, para vererek Kerkük ve öteki Türk bölgelerine
Yerleştirildi,

1970 tarihinde beri en ağır ve çirkin biçimde
Uygulamaya başladı,
1975 tarihinde gizli bir kararla Irak'ın kuzeyinde bir Türk kalmayacak
Diye 10 yılık bir proje uygulamayı planladı.

Irak Türklerinin kimlik varlığını yok etmekle

1947.1957.1965.1977 ve 1987 yıllarında yapılan nüfus sayımlarında Irak
Türklerinin sayısını az sayarak  % 2 olarak gösterilişlerdir,
Yalnız 1957 nüfus sayımında Türkmen'lerin nüfusu, resmi açıklamaya
Göre 500.000 olarak toplam Irak nüfus sayısı ise altı buçuk milyon
idi. Irak'ın nüfusu 25 milyon olarak Türkmen nüfusu günümüzde ne kadar
Artmıştır acaba binlerce Türkmen aşiretleri, oymakları zorla, baskıyla
bir dönem Arap, yazar şimdide Kürtlerin baskısıyla Kürt yazmaktadır.

1987 Irak nüfus sayımında Türklere "kendinizi ya Arap ya da Kürt
yazdırın" diye her türlü tehditleri, öldürme korkusu yapılmıştır.
Nüfusta Türk yazanlar sürgün, hapishane, idam,  tutulmakla tehdit
Edilirdi.

Saddam’a karşı  çıkan birçok köy ve yerleşim bölgeleri,
Köyleri zorla boşatılarak, köyler yıktırıldı, Türkleri Arap
Bölgelerine askeri araçlarla dağıtarak ve oralarda zorunlu yaşama
Mecbur ettiler.

Irak Saddam rejimi, Türk şehir, kasaba ve köylerin Türkçe olan
Adlarını Arap adlarıyla değiştirdi. Onlarca mahalle, cadde ve
Sokakların adı Arapça oldu.
Bu arada Kerkük'ün, Altunköprünün adı
değişildi,

1980 -16 Ocağında, Irak Türk lider ve aydın kesimlerini oluşturan
Onlarca insanimiz gizli yargılama sonunda idam edildi. Bunların
Başında: Emekli Albay Abdullah Abdurrahman, Doç. Dr. Necdet Koçak,
Ziraatçı Dr. Rıza Demirci, Adil Şerif, Yarbay Halit Akkoyuncu ögretmen
Mehmet Korkmaz gelmektedir.

Saddam dikta rejimi yüzlerce Türkmen genci
ve aydını idam ederek, Birçok Türkleri hapiste iken işkence sırasında
Hayatini kaybetmektedir. Yapılan yargılama herkese kapalı yürütülmekte
ve sanıklara avukat tayin etmek hakki tanınmaktadır.

Abu Garip Hapse mahkûm edilen aydınlar arasında Çok sayıda gemç öğrenciler, yaşlılar:
Türkçülük,
Türkiye'den dolayı Abu Garip siyasi hapishanesinde yatmışlardıt, ve daha
nice suçsuz gençler idam olmuşlardır.

Son senelerde, tutuklandıktan sonra kaybolan Türkmen'lerin sayısının
çok olduğu bellidir. Birleşmiş Milletler tarafından görevli özel
Raportör’ün 13 Temmuz 1994 tarihli raporunda: 27 Kasım 1993 tarihinde
Ordunun yüksek rütbeli birçok Türk subaylar tutuklanarak idam
Olmuşlardır.

1991 ayaklanması sırasında Kerkük, Erbil, Kifri, Tuzhurmati,
Altunköprü şehir ve kasabaları ordu tarafından top ateşine tutularak,
Binlerce Türk şehit olarak 28 Mart 1992 tarihinde Altunköprü
Katliamında Ramazan ayında oruç sırasında, Kuran okuyarak, iki yüzün
Üstünde Saddam rejimi tarafından kuşuna dizilerek, şehit olmuşlardır,

Ve çok sayıda Saddam idam, kurşunundan kaçarak Türkiye'ye göç etmeye
Mecbur kalarak yollarda yüzlerce Saddam helikopterlerden açılan ateşle
Öldürülmüştür.

Açlık ve hastalıktan da onlarca insanimiz dağlarda can
Vermiştir ve üçüncü devlete gitmek için denizde boğulmuşlardır.

Ayni günlerde, Altunköprü kasabasında Kürtlerin ve ordunun iki ateşi
Arasında kalan ve bir binaya sığınan 80 Türkmen genci Irak
Askerlerinin yaylım ateşine tutularak, korkunç bir katliam sonucu şehit
Olmuşlardır.

Ve Son yıllarda Saddam rejiminin aldığı ve resmi gazetede yayınladığı
Karalar gereğince yüzlerce Türkler ailesi, güneydeki Arap bölgelerine
Sürülüp orada zorunlu yaşamaktadırlar.

Saddam döneminde acılar, işkenceler bitmeyerek 3003 Saddam dikta
Rejimi düştükten sonra demokrasi söylenen Irak Milleti özellikle Türkler
bu baskılardan, acı, işkencelerden kurtulur diye sevindi mutlu oldular,
Saddam düştü ve işgalci Amerika geldi Kürtleri yanına alarak
Kullanarak yine Saddam döneminde Irak Türkleri görmüş oldukları baskı,
Çile acıyı yaşayarak 2004 yılından 2007 yılana kadar Telafer katliamında
Binlerce Türkler şehit olarak çok sayıda Telaferli Türkler Kürtlerin
Hapishanesine atıldılar günümüze kadar 24 katliam Telafer, Musul,
Erbil, Kerkük, Şirinhan, Karatepe, Karakoyunlu, Yengice, Amirli, Tuzhurmat, Tazehurmatu, Kerkük, ve
Birçok Türk bölgelerinde uygulanarak, binlerce Türkler şehit olmuştur.

Amerika'n Demokrasi sistemiyle baskıları artarak günümüzde Aydın, önemli  Türk şahsiyetler
Dokturlar, gençler kaçırılarak şehit olmaktadır ve tüm Türk bölgelerinde
Patlama, suikast ve fidye karşılığında yüzlerce Türkler kaçırılarak,
Öldürülmektedir.

Saddam Rejimin Araplaştırma politikası yanında günümüzde Mesut Barzani
Ve Peşmergeler tarafından Kürtleşme politikası artarak 31
Ağustos 1996 tarihinde çok sayıda Erbil Türkleri şehit edilerek, şimdi
tam olarak Türk şehri Erbil Barzani yönetimi eltinde her türlü
Baskılar, haksızlıklar uygulanmaktadır.

Kerkük Türk şehri Araplaştırmadan sonra şimdi Kürtleşme politikasıyla
Asimilasyon, baskı sürerek ,tüm resmi daireler, kuruluşlar tam olarak
Kürtlerin yönetim altındadır baskıyla, zorlukla patlama, kaçırma
Olaylarıyla Türkler yerlerini, toprakları bırakarak göç etmektedirler.

Saddam dönemi giderek, ama her türlü acılar, baskılar, çileler Irak
Türklerine karşı ve Tüm İnsan Hakları ihlalleri günümüze kadar
Sürmektedir.

Not: Bu yazı olduğu gibi II. Türk Dünyası Hukuk Kurultayında dile getirilerek, okunmuştur.
(Tarih: 27.Kasım.2011)

Kürdistan İslam Birliği yeni hükümete katılmayacak

Kürdistan İslam Birliği, Kürdistan Bölgesel Hükümetinin şartlarını kabul etmemesi durumunda yeni kurulacak hükümete katılmayacağını açıkladı.

Kurdpress haber ajansının bildirdiğine göre, Kuzey Irak’ta yayımlanan bir gazeteye demeç veren Kürdistan İslam Birliği Sözcüsü Selahaddin Babekr, ileri sürdükleri şartların hükümet tarafından kabul edilmemesi durumunda yeni kurulacak kabineye katılmayacaklarını açıkladı.

İktidar partileriyle muhalefet partileri arasındaki siyasi sorunlar sebebiyle Kürdistan Bölgesi’nin siyasi bir kriz yaşamakta olduğunu belirten Selahaddin Babekr, krizin çözümü için Bölgesel Yönetim’in Başkanı Mesud Barzani’nin talimatlarının bütünüyle uygulanması gerektiğini söyledi.

İktidardaki Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) kendilerinden yeni kurulacak hükümete katılmalarını istediğini belirten Babekr, 17 Şubat’ta Süleymaniye’de yaşanan olayların sorumlularının cezalandırılması yönündeki taleplerinin dikkate alınmaması sebebiyle yeni hükümete katılmayacaklarını ifade etti.

Kürdistan İslam Birliği ve Goran Hareketi, 2009 yılındaki Kürdistan Bölgesel Parlamentosu seçimlerinden sonra yayımladıkları bildiride KDP ve KYB tarafından kurulacak hükümette yer almayacaklarını belirtmişti.
(Kaynak: Yakın Doğu Haber, 26.Kasım.2011)

Pazarlıkta son nokta

Kandil’deki terör örgütü-devlet görüşmelerinde gelinen aşamayı Talabani açıkladı: PKK’yı ikna ettik. Türk tarafının endişelerini ise kardeşim Mesud Barzani gideriyor.

PKK’dan 2 şart
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, El Irakiye televizyonuna yaptığı açıklamada, Kandil’in Levje kasabasında yapılan devlet-PKK görüşmelerini doğruladı. Talabani, görüşmelerde PKK’nın silah bırakmak için 2 şart öne sürdüğünü söyledi.
Herkes Türk değil
Terör örgütünün, genel af ve yeni anayasada “Türkiye birçok ırktan oluşur” ifadesine yer verilmesini istediğini belirten Talabani, “Türk tarafını iknada yarım başarılı sayılırız. Kardeşim Barzani ve Salih, Türk tarafıyla iyi çalışma yürütüyor” dedi.

Talabani, PKK ile yapılan müzakereleri deşifre etti
Irak Cumhurbaşkanı, Başbakan Erdoğan’ın çağırısını ilettikleri terör örgütünün, genel af ile Türkiye’nin hepsi Türk değildir” ibaresinin anayasaya yazılmasını istediğini söyledi.
MİT-PKK görüşmelerinin internete sızmasının ardından ortaya çıkan AKP iktidarı ile terör örgütü arasındaki müzakerelerde gelinen son noktayı Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani deşifre etti. Talabani, Irak’ın yarı resmi kanalı olan El Irakiye televizyonuna yaptığı açıklamada Başbakan Tayyip Erdoğan ile terör örgütü PKK arasında arabuluculuk yaptıklarını söyledi. Peşmerge reisi Talabani, terör örgütü PKK’nın silah bırakmasıyla ilgili bir soru üzerine, “dönemin silahlı mücadele dönemi olmadığını, PKK’nın mutlaka silah bırakması gerektiğini” söyledi. “PKK’nın silahı bırakma konusunda 2 şart öne sürdüğünü” dile getiren Talabani, şöyle konuştu: “PKK, silah bırakma konusundaki girişimimden memnun olduğunu ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın silah bırakması konusundaki çağrısını yerine getirme konusunda bir endişelerinin bulunduğunu dile getirdi. Bana aynen şu söylendi, ‘Silahı bırakıp dağdan şehre inmemiz isteniyor. Gideceğimiz yer neresi? Ev mi, yoksa hapis mi? Birinci şartımız genel af ilan edilsin. Hazırlanacak yeni anayasada ‘Türkiye’nin hepsi Türk değildir. Türkiye birçok ırktan oluşur’ ifadesine yer verilsin’. PKK’yı ikna etme konusunda başarılı olduk sayılır. Türk tarafını ikna etme konusunda yarım başarılı olmuş sayılırız. Bu konuda kardeşim Mesut Barzani ve Berham Salih, Türk tarafıyla iyi çalışma yürütüyor.”

Suriye’ye destek
Batılı egemen güçlerin Suriye’ye yapacağı olası operasyona karşı olduklarını da belirten Talabani, “Batının ya da Türkiye’nin Suriye’ye askeri operasyon yapmasına karşıyız. Suriye halkının haklı demokratik taleplerinin yanında olduklarını, Suriye’deki sorunların batılı askeri müdahale yerine Arap girişiminin daha hayırlı olabileceğine inandıklarını” ifade etti. Suriye’deki mevcut durum yerine “aşırıcı” tarafların gelmesinden korktuklarını dile getiren Talabani, demokrasiye, demokratik Irak’a ve Arap Baharının asıl amacına düşman olacak “aşırıcılıktan” açık bir şekilde korktuklarını kaydetti.

ABD gitmesin
ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesine de değinen Talabani, Amerikan askerlerinin ülkeden çekilmesinden sonra polis ve ordunun iç güvenliği sağlayabileceğini, ancak hava, deniz savunmasında ve yeni silahların kullanılmasında büyük sorun olduğunu belirtti. Talabani, “Irak ordusundaki tüm subaylar ülkede Amerikan güçlerinin, ister eğitmen ister teröre karşı verilen mücadelede veya ülke savunmasında Irak güçlerine destek veren güç olarak kalmasını istiyor” diye konuştu.
(Kaynak: Yeniçağ, 26.Kasım.2011)